Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür, Brüksel’deki iklim tartışmalarında ya da küresel platformlarda yürütülen sürdürülebilirlik tartışmalarında hayvancılık çoğu zaman merkezde yer alır. Ancak Avrupa’daki çiftliklerin, yalnızca ürettikleri besleyici ve bol gıda sayesinde değil, aynı zamanda daha düşük emisyon salımları ve daha az arazi kullanımıyla uygun fiyatlı gıda üretmeleri bakımından kıtanın sağlığına kattıkları olumlu etki çoğu zaman göz ardı edilir.
AnimalhealthEurope için Oxford Analytica tarafından yayımlanan yeni bir analiz, “Hayvan Sağlığı: Avrupa için Daha Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Geleceğe Doğru”, sürdürülebilirlik tartışmalarının merkezine cesur bir fikir yerleştiriyor: Hayvan sağlığı, Avrupa’nın en az fark edilen iklim ve gıda güvenliği çözümlerinden biri olabilir.
Ve daha da önemlisi, hayvan hastalıklarının önlenmesine yapılan yatırımın etkisi ölçülebilir. Hayvan sağlığının neden önemli olduğunu göstermek, hayvan ilaçları Avrupa ticaret birliği tarafından sipariş edilen ve önde gelen araştırma firması Oxford Analytica tarafından yürütülen bu yeni raporun temel amacını oluşturuyor. Firma, farklı hayvan sağlığı göstergelerini ölçmek için benzersiz bir regresyon modeli geliştirdi.
Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa’dan elde edilen veri odaklı modellemeler ve detaylı vaka incelemelerine dayanan rapor, daha sağlıklı hayvanların daha düşük emisyonlara, daha az gıda kaybına ve daha yüksek kaynak verimliliğine doğrudan nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. Tüm gıda sistemini baştan aşağı değiştirmeye gerek kalmadan iklim adına kazanımlar arayan politika yapıcılar ve tüketiciler için mesaj çarpıcı: Hayvan sağlığını desteklemek, düşük maliyetli ancak yüksek getirili bir çözümdür.
Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür, Hayvan hastalıklarının gizli maliyeti
Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür, Kamuoyu genellikle şap hastalığı, kuş gribi, mavi dil, nodüler dermatit gibi hastalıkları, yalnızca büyük salgınlar yaşandığında ve tarım ekonomisini etkilediğinde duyar. Ancak günlük olarak hayvan hastalıkları gıda üretimini düşürürken çiftliklerin karbon ayak izini artırabilir; çiftçileri aynı üretim seviyesini koruyabilmek için daha fazla yem, arazi ve su kullanmaya zorlar.
Oxford Analytica raporu bu kayıpları üç temsilî örnek üzerinden niceliksel olarak ortaya koyuyor:
Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür: Gıda üretim verimliliğini artırmak
Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür, Alman domuz sektörünü örnek alan rapor, domuz üreten çiftçilerin yakından bildiği PRRS’nin (domuz üreme ve solunum sendromu) geniş etkilerinin kamuoyuna pek yansımadığını belirtiyor. Analize göre, aşılama oranında yalnızca %20’lik bir artış, domuz ölümlerini %11 azaltabilir ve aksi halde kaybedilecek olan 65 milyon porsyondan fazla domuz etini kurtarabilir.
Davranıştaki bu küçük değişiklik, bir anda büyük bir sürdürülebilirlik adımı hâline geliyor: 21,9 milyon kilogram yemin israfı önleniyor ve bu tasarruf Brüksel’in yarısı kadar bir araziye denk geliyor. Önleyici tedbirleri merkeze alan bütüncül hayvan sağlığı uygulamalarına geçiş, gıda üretimine ulaşamadan kaybedilecek yüz binlerce hayvanı kurtarabilir.
Aşılama oranı %20’den %80’e çıkarıldığında ise kazanımlar katlanıyor: Yaklaşık 197 milyon porsiyon domuz eti kurtarılabilir — Almanya’daki herkesi en az iki kez doyuracak kadar!
Emisyon yoğunluğunu azaltmak
Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür, Birleşik Krallık’ın süt sığırı sürüsünü ele alan rapor, şap hastalığının genellikle ticaret engelleri veya hayvan refahı açısından tartışıldığını, ancak daha az bilinen etkilerinden birinin de süt üretimindeki emisyon yoğunluğu olduğunu belirtiyor.
Kısaca, daha sağlıklı süt sığırları daha az kaynakla daha fazla süt üretiyor. Hastalığın düşük yaygınlıkta olduğu bir dönemde FMD’nin önlenmesi, litre başına CO₂ eşdeğeri emisyonları %1,11 azaltabilir. bu da yaklaşık 36.000 kg CO₂e anlamına gelir. Şiddetli bir salgından sıfır hastalık senaryosuna geçişte emisyon azalması %10’a kadar çıkıyor.
Hafif vakalarda bile 25.000 litreye kadar süt kaybı yaşanabiliyor; bu ise daha fazla yem, arazi kullanımı ve sonunda hiçbir çıktısı olmayan metan emisyonu demektir.

Gıda kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını korumak
Hayvan sağlığı sürdürülebilirliğin itici gücüdür, Fransa’nın kanatlı hayvan sektörüne odaklanan analiz, yüksek derecede patojenik kuş gribine (HPAI) karşı aşılama oranının %20’den %50’ye çıkarılmasının, kümes hayvanı kayıplarını üçte bir oranında azaltabileceğini gösteriyor.
%50 hastalık önleme oranının faydaları:
16 milyon daha fazla öğün
5,5 milyon avro üretim maliyeti tasarrufu
5 milyon kilogram yem israfının önlenmesi
Etlik piliç üretiminde bu kayıpların önlenmesi, çiftçilere 16,7 milyon avro ek bir ekonomik dayanıklılık sağlayabilir.
Daha iyi hayvan sağlığının üçlü getirisi
Bu vaka çalışmaları ulusal düzeyde bütüncül hayvan sağlığı yatırımlarını teşvik etme açısından güçlü bir gerekçe sunuyor. Birlikte ele alındığında ise ortak bir sonuca işaret ediyorlar:
İyi hayvan sağlığı “üçlü getiri” sağlar:
Kaynak verimliliğini artırır: Hastalıktan ölen hayvan sayısının azalması, arazi, su, yem ve enerji gibi kaynakların israfını azaltır.
Sera gazlarını düşürür: Daha yüksek verimlilik, et, süt veya yumurta başına düşen emisyonları azaltır.
Gıda güvenliğini güçlendirir: Avrupa’nın gıda sistemi iklim değişikliği ve küresel istikrarsızlık tarafından baskı altındayken, özellikle önlenebilir kayıpların azaltılması hem arzı hem fiyatları istikrara kavuşturur.
Başka bir deyişle: Sağlıklı hayvanlar, daha az çevresel maliyetle daha fazla insanı besler.
Analiz, nadir görülen bir “kazan-kazan” durumuna işaret ediyor: Hayvan sağlığını iyileştirmek, radikal sistem değişiklikleri veya tüketici davranışı dönüşümleri gerektirmeden hem iklim hem ekonomi hem de hayvan refahı açısından avantaj sağlıyor.
Peki neden hayvan hastalığı önleme temel yaklaşım haline gelmiyor?
Faydalar bu kadar açıkken, Avrupa’da aşı kapsayıcılığının ve önleyici tedbirlerin yaygın olmaması şaşırtıcı. Bunun birkaç nedeni olduğu belirtiliyor:
Farkındalık eksikliği: Hayvan sağlığı, iklim aracı olarak çoğu sürdürülebilirlik tartışmasında arka planda kalıyor. Analizlere göre hayvan sağlığı, küresel iklim finansmanının yalnızca %0,01’ini alıyor.
Politika teşvikleri: Mevzuatlar çoğu zaman kriz yönetimini önlemeye göre daha fazla ödüllendiriyor.
Gizli yatırım getirisi: Çiftçiler aşı maliyetini baştan üstlenmek zorunda kalıyor ancak hastalık çıkmadığında getiriyi hemen göremeyebiliyorlar.
Ticaret engelleri: Etkili aşılama programları, üretilen gıdaların diğer pazarlarda satılabileceğine dair garanti gerektiriyor.


