“Barış Yasası” gerçeğe dönüştü Türk parlamentosu dün, “Ulusal Dayanışmayı ve Sosyal Bütünleşmeyi Güçlendirme” veya “Barış İçin Çerçeve Kanun” olarak da bilinen, Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) feshi ve silahsızlandırılması karşılığında atılacak yasal adımları belirleyen yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
Parlamento, yaklaşık 18 saat süren uzun bir oturumun ardından, Cumartesi günü Adalet Komitesi tarafından onaylanan yasa tasarısı üzerinde oylama yapmak üzere genel kurulda bir araya geldi.
“Barış Yasası” gerçeğe dönüştü
Yasa tasarısının çeşitli partilerden 269 oyla ilk onayının ardından, Parlamento maddeler üzerinde tek tek oylama yapmaya başladı ve ardından tasarının tamamı üzerinde oylama gerçekleştirildi. Bu süreçte parti temsilcileri, her partiden birkaç üye ve parlamento gruplarının ve partilerin başkanları dinlendi. Oturumda partiler arasında destekten ret ve çekincelere kadar değişen farklı görüşler ortaya çıktı.
Tartışmaların arifesinde, Kürdistan İşçi Partisi (PKK), tasarıyı Kürt meselesinden veya “Kürt” teriminden bahsetmemesi ve tutuklu lideri Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını göz ardı etmesi nedeniyle “kusurlu” olarak nitelendirerek sert bir şekilde eleştirdi.

Tartışmaların arifesinde, Kürdistan İşçi Partisi (PKK), Kürt sorununu ele almadığı ve tutuklu lideri Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasını göz ardı ettiği gerekçesiyle tasarıyı “kusurlu” olarak nitelendirerek sert bir şekilde eleştirdi.
Bu arada, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız, tasarıya ilişkin meclis tartışmalarının başlamasını “tarihi bir gün” olarak nitelendirdi.
Özel Hükümeti Destekliyor… ve Eleştiriyor
Muhalefet lideri ve Yeni Parti Başkanı Özgür Özil, parlamento oturumunda yaptığı açıklamada, parti merkez yönetimindeki meslektaşlarıyla birlikte tasarıyı destekleyeceklerini, geri kalan milletvekillerinin ise kendi pozisyonlarını belirleme özgürlüğüne sahip olacaklarını belirtti. On iki milletvekili tasarıya karşı oy kullanacaklarını açıkladı.

Özil, Kürt meselesinin “sadece terörizm veya güvenlik meselesi olmadığını, kesinlikle sadece bir örgütün silahlarını bırakması meselesi olmadığını; eşit vatandaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesi olduğunu… Her bireyin bu ülkede kendi kimliği, dili, kültürü ve inançlarıyla eşit bir vatandaş olarak hissetmesi meselesi olduğunu” ifade etti.
ile ilgili:Özgür Özel’in ‘karakutusu’ İlksen Özalper’in 100 milyon liralık unutkanlığı


