Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son verileri, Türkiye ile bağlantılı insan hakları davalarında birikmiş bir dava yığını olduğunu ortaya koyuyor. Ülke, 2025 yılında mahkeme tarafından işleme alınan başvuru sayısı bakımından ülkeler listesinin başında yer alırken, henüz karara bağlanmayı bekleyen dava sayısı bakımından da büyük bir farkla birinci sırada bulunuyor.
Veriler, Mahkemenin 2025 yılında Türkiye ile ilgili toplam 9.865 başvuruyu işleme aldığını göstermektedir. Bunların 6.000’den fazlası ya reddedilmiş ya da dosyalardan çıkarılmış, binlercesi ise yargılama aşamasına sevk edilmiştir. Türkiye ile ilgili verilen kararların büyük çoğunluğunda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en az bir ihlalinin tespit edildiği görülmüştür.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önündeki davalarda ön saflarda yer alıyor
Bu rakamların sadece geçici bir şikayet artışını yansıtmadığı, aksine keyfi tutuklamalar, adil yargılamalar, ifade özgürlüğü ve 2016 darbe girişiminin ardından yaşanan haklarla ilgili davaların biriktiği bir dönemde, Türkiye’nin Mahkeme istatistiklerinde yıllardır yüksek sıralarda yer aldığını ortaya koyduğu dikkat çekicidir.
Avrupa Mahkemesi’ne Binlerce Türk Başvurusu
Avrupa Mahkemesi verilerine göre, 2025 yılında Türkiye’den 6.743 başvuru inceleme aşamasına alındı ve bu sayı, Sözleşme üye devletleri arasında en yüksek rakam oldu.
Polonya 3.303 başvuru ile ikinci, İtalya 2.421, Ukrayna 2.299 ve Romanya 1.962 başvuru ile üçüncü sırada yer aldı.
Spektrumun diğer ucunda ise, Lihtenştayn dört, Andorra sekiz, Monako on bir, İzlanda on dört ve San Marino on beş başvuru ile çok az sayıda başvuru kaydetti.

Türk rakamları daha uzun bir döneme bakıldığında da önem kazanıyor. Türkiye, 2020 yılından bu yana her yıl bu istatistiklerin zirvesinde yer alıyor; bu da büyük başvuru akışının artık tek bir yıla veya belirli bir insan hakları sorununa özgü bir olgu olmadığını gösteriyor.
Genel olarak mahkeme düzeyinde, inceleme aşamasına giren başvuru sayısı 2024’te yaklaşık 28.800’den 2025’te 31.800’e yükseldi. Mahkeme, bu artışın özellikle Türkiye, Polonya ve İtalya ile ilgili başvuruların artışından kaynaklandığını belirtti.
Türk davalarının çoğunda ihlaller tespit edildi.
Avrupa Adalet Divanı’nın kararları, Türk davalarının niteliğine ilişkin daha net bir tablo ortaya koyuyor.
Mahkeme, 2025 yılında Türkiye ile ilgili 9.865 başvuruyu ele aldı. Bunlardan 6.302’si kabul edilemez veya reddedilirken, 3.563’ü karar aşamasına ulaştı. Tek bir kararın çok sayıda benzer başvuruyu ele alabileceği göz önüne alındığında, bu davalar 74 ayrı kararda değerlendirildi.
Bu kararlar arasında Mahkeme, 66 davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin en az bir ihlalini tespit etti.
Adil yargılanma hakkı, 24 kararda ihlal tespit edilmesiyle, ihlal edilen haklar listesinin başında yer aldı. Mahkeme ayrıca 21 kararda özgürlük ve kişi güvenliği hakkının ihlalini tespit etti.
Mahkeme ayrıca, sekiz davada yargılama sürecinin uzunluğu ve etkili bir çözüm yoluna erişim hakkıyla ilgili ihlaller, beş davada ayrımcılık yapmama ilkesinin ihlali ve üç davada ifade özgürlüğünün ihlali tespit etti.
Bu harita, sorunun tek bir hakla sınırlı olmadığını, aksine yargı ve hukuk sisteminin vatandaşlara sağlaması gereken bir dizi temel güvenceyi kapsadığını ortaya koymaktadır.
okuyabilirsiniz:Türk hapishanelerinde 433 bin mahkum var


