Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ‘nın şoförü intihar etti!

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ‘nın şoförü intihar etti!

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özen’in şoförü Ayhan A., intihar etti.

 Hukuk Fakültesi Dekanı

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özen’in şoförü Ayhan A., makam odasının yanındaki odada Özen’in korumasına ait tabancayla yaşamına son verdi. prof. Dr. Özen’in muayenehanesindeyken intihar etmesi üzerine soruşturma başlatıldı. Ayhan A’nın borçları nedeniyle intihar ettiği değerlendiriliyor.

T24’ün haberine göre; intihar dün öğle saatlerinde Prof. Dr. Muharrem Özen’in ofisinin yanında, sekreterliği ile iç içe güvenlik görevlileri ve şoförlerin kullandığı odada meydana geldi.

Misafirleriyle makam odasında toplantı halinde olan ve kendilerine ayrılan bölümde tek başına bekleyen Özen’in koruması, tuvalete giderken odadaki masanın çekmecesine silahını bıraktı. Koruma lavaboda iken odaya gelen Özen’in şoförü Ayhan A., bir süre odada oturduktan sonra tabancayı masanın çekmecesinde buldu.

Odanın kapısını kapatan Ayhan A., çekmeceden aldığı tabancayla yaşamına son verdi. Odadaki yalıtım nedeniyle silah sesini duymayan Özen ve misafirlerinin, korumanın ihbarı üzerine odadan çıktıkları ve Ayhan A.’nın cansız bedeniyle karşılaştıkları öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

İnsan hakları savunucusu ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, KHK sonrası yaşanan dramı rakamlarla anlattı. Gergerlioğlu, KHK’lerle psikolojisi bozulan 121 kişinin kendisi ve çalışma arkadaşlarının belirlediği rakamlarla intihar ettiğini belirterek, “Karar sadece rakamlardan ibaret değil. Bu çalışma hakkının alındığı anlamına gelmez. Bu bir soykırımdır.”

KHK’nın ardından 121 kişi stres ve depresyon nedeniyle intihar etti, 38 kişi Ege ve Meriç sularında dondu, 1000’den fazla kişi hastalık veya stresten hayatını kaybetti. Ege Meriç’te hayatını kaybeden bu 38 kişiden 20’ye yakın bebek ve çocuk. Hepsinin yerini tespit ettik, korkunç rakamlar! Masum, günahsız insanlar da çok çekiyor.

Kararname sadece rakamlardan ibaret değil. Bu, çalışma hakkının elinden alındığı anlamına gelmez. Bu bir soykırımdır. Sendika üyesi olduğu, bankaya para yatırdığı, karşı çıktığı, emek, demokrasi ve barış için mücadele ettiği, farklı inançları olduğu için sorgusuz sualsiz terör örgütüne üye damgası vurulması ve görevden alınması kabul edilemez.

KHK, savunma hakkının, masumiyet karinesinin, lekelenmeme hakkının, adil ve evrensel hukuka göre yargılanma hakkının yok sayılması demektir. İktidarın geleceği için tehdit olarak gördüğü kişi, kurum, gazete ve dergileri kapatan KHK; Kısaca muhalefeti susturmak demektir. Bunlar 6 yıldır kesintisiz devam ediyor.

 

İlgili Makaleler

Send this to a friend