Arnavutluk’taki Ankara Büyükelçiliği 61 masum Türk’ü terörizmle suçladı

Arnavutluk’taki Ankara Büyükelçiliği 61 masum Türk’ü terörizmle suçladı

Türk mahkeme belgeleri, Arnavutluk’taki Ankara büyükelçiliğinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalifleri hakkında istihbarat bilgileri toplamak için bir kampanya yürüttüğünü ortaya koydu.

Diplomatlar mı casuslar mı?

Bir ceza davasında birleştirilen hukuki belgeler, Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki Türk büyükelçiliğinin, Türk muhalefet vaizi Fethullah Gülen’in  Türkiye tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan hizmet hareketiyle bağlantılı kişiler hakkında bilgi topladığını ve Türk öğretmenlerin, Arnavutluk’ta yaşayan iş adamları ve gazeteciler Türk diplomatlar tarafından terörist olarak belirlendi.Arnavutluk’taki büyükelçiliğin daha sonra  Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği bilgi, Türk Başsavcısı Adam Akıncı’nın terör suçlamasıyla iddianamesinde kullanıldı. 19 Aralık 2018 tarihli bir karara göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Tiran’da Türk diplomatların gönderdiği casus dosyalarında yer alan 61 masum hakkında, herhangi bir haksız fiil delili olmaksızın ayrı bir soruşturma (Dosya No. 2018/43629) başlattı.Akıncı tarafından terör örgütü üyesi olmakla suçlandılar.

Kişilerin dosyaları 2013-2017 yılları arasında Tiran Büyükelçisi Hedayat Bayraktar tarafından Dışişleri Bakanlığı’na aktarılmış olabilir  Erdoğan Gülen hareketinin günah keçisi olduğuna karar verdiğinden beri Erdoğan hükümetine yurtdışındaki eleştirmenler, özellikle Gülen hareketi üyeleri gözetim, taciz, ölüm tehditleri ve adam kaçırma olaylarıyla karşı karşıya kaldı. Ayrıca vekaletname, doğum kaydı ve pasaportlarını iptal etme gibi konsolosluk hizmetlerinden sık sık mahrum kalıyorlar ve sadece bu değil, Türkiye’de paralarına el konuluyor ve aile üyeleri cezai suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Almanya, İsviçre ve Yunanistan’daki Türk muhalifler hakkında casusluk yapmak diplomatik misyonlardaki yolsuzluğun en son yönüdür, çünkü İsveç “Nordic Monitor” web sitesi tarafından elde edilen gizli belgeler, Türk diplomatların, Erdoğan’ın üç ülkedeki muhalifleri hakkında daha önce çok sayıda istihbarat toplamaya devam ettiğini gösterdi farklı ülkelerden gelen uyarılar Türkiye, sakinleri hakkında casusluk yapmayı bırakmalıdır.

Belgeler, Türk uluslararası ilişkilerine etkisine rağmen Türk casusluk faaliyetlerinin diplomatlar arasında hala devam ettiğini ve Gülen hareketine bağlı olduğuna inanılan kişiler tarafından hedef alındığını ortaya koydu. İsveç web sitesi, Türk diplomatların yürüttüğü bilgi toplama operasyonlarının ve 2020 yılında gerçekleştirdikleri izlemenin Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile Türkiye’deki Kamu Güvenliği Müdürlüğü arasında değiş tokuş edilen belgelerle ortaya çıktığını doğruladı. İsveç web sitesi, belgelerin, Erdoğan hükümetinin muhaliflerinin Türkiye’ye döndüklerinde ağızlarını tamamen susturmak ve inkar etmenin yanı sıra uzun süre yargılanmaya ve hapis cezasına çarptırılmak üzere çeşitli uydurma suçlamalarla cezai soruşturmaya tabi tutulduğunu da içerdiğini belirtti Vekaletname, doğum kaydı ve pasaportların iptali dahil olmak üzere konsolosluk hizmetleri Türkiye’de mülklerine el konuldu ve aile üyeleri cezai suçlamalarla karşı karşıya kaldı.

İlgili Makaleler

Send this to a friend