“Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece / Bilmiyorum ne haldeyim / Gidiyorum gündüz gece” ve “Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın / Düğün olur bayram gelir / Dostlar beni hatırlasın” dizeleriyle hafızalara kazınan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun vefatının üzerinden 51 yıl geçti.
[lwptoc]
Vefatından bu yana “Uzun ince bir yoldayım/Gece gündüz gidiyorum/Bilmiyorum ne haldeyim/Ben” dizeleriyle anılan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu Gece gündüz giderim” ve “Giderim adım kalsın / Arkadaşlarım hatırlasın beni / Düğün olacak, bayram gelecek / Arkadaşlarım beni hatırlasın” 51 yıl geçti.
Âşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden olan ve soyu Horasan Türkmenlerine kadar uzanan Aşık Veysel, 25 Ekim 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. . Sanatçı, yaşamının büyük bir kısmını Sivrialan’da zorlu yaşam koşullarında geçirdi.
İki kız kardeşini çiçek hastalığından kaybeden Aşık Veysel, aynı hastalık nedeniyle 7 yaşında sol gözünü kaybetti. Halk ozanı bir gün ineğini sağarken babasının yanına gitmiş ve ürkmüş bir öküzün boynuzu sağ gözüne girince tamamen görme engelli olmuş. Geçim sıkıntısı çeken ailesi, Aşık Veysel’in gözlerini tedavi ettiremedi.
Halk ozanları ve âşıklık geleneğiyle tanınan Emlek bölgesindeki Sivrialan’a aşıklar sık sık gelir, sohbet eder, sohbet eder, dans ederdi. Çocukluğunda bu toplantılara katılan Şatıroğlu, aşıkların sözlerini dinledi ve paylaştıkları bilgilerden yararlandı.
BABASI, ÇOCUKKEN AŞIK VEYSEL’E ÖZEL BİR BAĞLAMA YAPTIRDI
Oğlunun şiire, saza ve şarkı sözüne olan ilgisini fark eden Ahmet Şatıroğlu, Aşık Veysel’e özel bir bağlama yaptırdı. Aşık Veysel, babasının teşvikiyle ilk saz derslerini köyün saz ustalarından Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin’den aldı. Bağlamayı giderek daha iyi çalan sanatçı, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Yunus Emre, Aşık Agahi gibi birçok ustanın eserlerini yorumladı.
İlk evliliğini 1919 yılında Esma Hanım’la yapan Aşık Veysel’in bu evliliğinden bir kızı ve bir oğlu oldu. Oğlu henüz 10 günlükken, kızı ise 2 yaşındayken öldü. Usta sanatçının kızı henüz 6 aylıkken eşi Esma Hanım tarafından terk edildi. Aşık Veysel’in annesi Gülizar Hanım Şubat 1921’de, babası da annesinden 8 ay sonra öldü.
Unutulmaz halk şairi, bir zamanlar yaklaşık 3 ay boyunca Sivas Zara çevresindeki köylerde kalmıştı. Bu dönemde Hafik ilçesinin Karayaprak köyündeki Yalıncak Baba Tekkesi’ni ziyaret eden Şatıroğlu, 1928 yılında tekkenin temizliğini yapan Gülizar Hanım ile evlendi.
Usta şairin bu evliliğinden Zöhre, Ahmet, Hüseyin, Menekşe, Bahri, Zekine ve Hayriye isimlerinde 7 çocuğu oldu. Çocuklarından Hüseyin henüz birkaç aylıkken vefat etti. Şairin büyük oğlu Ahmet Şatıroğlu 2018 yılında 84 yaşında, büyük kızı Zöhre Başer 2020 yılında 85 yaşında, Bahri Şatıroğlu ise 2021 yılında vefat etti.
HALK ŞAİRLERİ BAYRAMI’NDA BİRİNCİ OLDU
Sivas’ta öğretmenlik ve Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan şair ve oyun yazarı Ahmet Kutsi Tecer’in 1931 yılında düzenlediği Sivas Halk Şairleri Şenliği’ne katılan Aşık Veysel, etkinlikte düzenlenen yarışmada birinci oldu.
Aşık Veysel, 1933 yılına kadar usta ozanların şiirlerini seslendirmiş, bu dönemden sonra kendi yazdığı şiirleri besteleyerek müzikseverlerin beğenisine sunmuştur.
Hayatı yoksulluk ve mücadele içinde geçen Aşık Veysel, Cumhuriyetin 10. yılı için yazdığı destanın yayımlanması ve Sivas Aşıklar Günü’ndeki başarısıyla dikkat çekti. Ankara’ya ulaştı, bir arkadaşıyla 3 ay yürüdü ve “Atatürk Türkiye’nin dirilişidir / Vatanı düşmanlarımızdan kurtardı” dizeleriyle başlayan Atatürk’e şiiri okumak için Hakimiyeti Milliye gazetesine gitti.
Aşık Veysel’in yazdığı şiir gazetecilerin dikkatini çekti ve şiir 2-5 Nisan 1934 tarihleri arasında Hakimiyeti Milliye gazetesinde 3 gün yayımlandı. Ancak Veysel Atatürk’e ulaşamadı.
kaynak:

