Avrupa ve Türk iş dünyasından ‘Son Şans’ çağrısı. Türkiye’deki önde gelen ekonomik kuruluşlar, Ankara ile Brüksel arasındaki ilişkilere yön veren anlayışta bir “zihniyet değişimi” (Paradigma Değişimi) gerçekleştirilmesi çağrısında bulunarak Avrupa Birliği liderlerine seslendi.
Bu çağrı, İngiliz Financial Times gazetesinde tam sayfa ilan olarak yayımlanan açık bir mektupla yapıldı. Mektup; Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ile Avrupa İş Konseyleri Koordinasyon Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ tarafından imzalanırken, Türk-Avrupa Ortak İş Konseyleri başkanlarının da desteğini aldı.
Avrupa ve Türk iş dünyasından ‘Son Şans’ çağrısı: Türkiye’den AB’ye “Zihniyet Değişimi” Çağrısı
Avrupa ve Türk iş dünyasından ‘Son Şans’ çağrısı: Avrupa’nın üst düzey yetkililerine yönelik acil bir çağrı niteliği taşıyan mektup; başta Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen olmak üzere kıtanın önde gelen karar alıcılarını hedef aldı.
Türk iş dünyası, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu varoluşsal zorluklara verilecek en doğru yanıtın, “Türkiye’nin Birliğin gerçek bir küresel güç olma yolculuğuna tam entegrasyonu” olduğunu vurguladı.
Mektupta, Türkiye’nin üyelik sürecini hâlihazırda sekteye uğratan “etkisiz yaklaşımların” yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
İş dünyası liderleri, jeopolitik kırılmalarla sarsılan bir dünyada daha rekabetçi bir Avrupa’ya ihtiyaç olduğunu, bunun da taraflar arasındaki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yoluyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Mektupta şu ifadelere yer verildi:
“Katılım sürecindeki durgunluk döngüsünü kırmanın zamanı gelmiştir; tarih, siyasi süreçlerden daha hızlı ilerlemektedir ve bugün gelecek nesillerin kaderini güvence altına almak için cesaret ve bilgelik sınavıyla karşı karşıyayız.”
Yazıda, Avrupa Birliği’nin karşı karşıya olduğu zorluklar; yapay zekâ ekonomisindeki hızlı dönüşümlerden yeşil dönüşüme, demografik baskılardan göç meselelerine kadar geniş bir yelpazede ele alındı.
Ayrıca, transatlantik ilişkilerin karmaşıklığına ve Asya-Pasifik bölgesinin artan stratejik ağırlığına dikkat çekilerek, Türkiye’nin Avrupa’nın ekonomik güvenliği ve stratejik özerkliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.
Türkiye’nin Tam Entegrasyonu Avrupa’nın Küresel Gücünü Artırır
Askıda kalan dosyalarla ilgili olarak Türk iş dünyası, çözüm bekleyen ikili meselelerin varlığını kabul etmekle birlikte, bu konuların Avrupa’nın karşı karşıya olduğu büyük varoluşsal zorluklarla kıyaslandığında “orantısız” bir ağırlık kazandığını ifade etti.
Mektupta, Türkiye’ye üyelik konusunda net ve şeffaf bir perspektif sunulmasının karşılıklı güveni yeniden tesis edeceği ve mevcut sorunların çözümü için yapıcı bir yol açacağı vurgulandı.
Son olarak, Türkiye’de faaliyet gösteren Avrupalı şirketler dâhil olmak üzere Türk şirketlerinin, yatırım ve inovasyon yoluyla Avrupa Birliği’nin gücünü artırmaya hazır olduğu teyit edildi.
İmzacılar, Avrupa liderlerinin ortak geleceği güvence altına almak için gerekli “cesur adımları” atacağına olan güvenlerini dile getirirken, yapıcı Avrupa politikalarına güçlü bir Türk yanıtı verilmesi konusundaki kararlılıklarını da ifade etti.


