Pazar, Nisan 6, 2025

Boğaziçi Üniversitesi eylemleri beşinci yılına giriyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart'ta tutuklanmasının ardından birçok üniversitede protestolar ve akademik boykotlar başladı.

Paylaşmak

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta tutuklanmasının ardından birçok üniversitede protestolar ve akademik boykotlar başladı. 

Üniversite kampüsleri yıllardan sonra ilk kez protestolara sahne oldu. Ancak bu hareket bir okul için yeni değildi: Boğaziçi Üniversitesi.

Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olarak kabul edilen Boğaziçi Üniversitesi’nin rektörünün seçilmek yerine atanması, son beş yılda çeşitli şekillerde protesto edildi. Akademisyenler, her iş günü 15 dakika süreyle üniversitenin rektörlük binasına giderek, atanan rektöre tepkilerini gösteriyor.

 Bazı öğrenciler, üniversitenin işe alım standartlarını karşılamadan getirildiğini söyledikleri “gölge” akademisyenler tarafından verilen dersleri almayı reddediyor.

En son 27 Mart’ta bir öğretim üyesi doçentimiz emekli oldu. Öğrenci boykot faaliyetlerine destek veren Profesör Dr. Ahmet Erdem tutuklandı. Dr. Isra Mongan’ın beş yıl boyunca okuldan men edilmesi. 

Peki, protestoların başladığı 2021 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde neler oluyor? BBC Türkçe’nin bu haber dizisinde Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Mehmet Naci İnci ile konuştuk ve kendisi de Boğaziçi Üniversitesi personeli ve öğrencileriyle konuştu.

Bu serinin 1. Bölümünde üniversitede olup bitenlere baktık, 2. Bölümünde ise protestoların üniversitenin kültürünü ve akademik başarısını nasıl etkilediğine baktık.

Protestolar nasıl başladı? 

Protestolar, 1 Ocak 2021’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Prof. Dr. Melih Bulu’nun üniversiteye rektör olarak atanmasıyla başladı. Görevlendirmenin ardından öğretim üyeleri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “1980’lerdeki askeri vesayet rejiminden bu yana ilk kez 1 Ocak gece yarısı, üniversitemize hiçbir bilgi ve istişare yapılmadan dışarıdan bir rektör atanmıştır.”

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal çerçevesinde cumhurbaşkanına belediye başkanlarını doğrudan atama yetkisi veren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayımlandı.

 Daha önce kamu üniversitelerindeki öğretim üyeleri, üniversite rektörlüğüne profesör unvanını taşıyanlar arasından aday seçiyor, Yükseköğretim Kurulu da bu adaylardan üçünü cumhurbaşkanının onayına sunuyordu. Rektör, Üniversite Rektörünü bu listeden seçer ve atar.

Boğaziçi Üniversitesi’nde hangi rektör adayı en fazla oyu alırsa, diğer adayların onun lehine çekilmesi ve böylece rektörün okulun seçtiği kişiyi ataması adettir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasım 2016’da yüzde 86’lık rekor bir oy çoğunluğuyla Profesör Dr. Mehmet Akif’i Üniversite Rektörü olarak seçti. Gülay Barbarosoğlu’nun yerine Boğaziçi Üniversitesi Akademisyeni Prof. Dr. Mehmet Özkan atandı.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri Prof. Dr., Özkan’ın üniversiteden olması nedeniyle bu atamanın kabul edildiğini ve çalışma şeklini değiştirmeyeceğini söyledi. Ancak Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi olmayan Melih Bulu’nun 2021 yılında rektör olarak atanması tepkilere yol açtı. 

Polo’nun okula atanmasına karşı başlayan protestolarda çok sayıda öğrenci tutuklandı, bazıları elektronik bileziklerle ev hapsine mahkûm edildi, bazıları da tutuklandı.

kaynak

Devamını oku

İlginizi çekebilir