Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye hak ettiği yeri vermeyen herhangi bir Avrupa bloğunun eksik kalacağını ve krizleri yönetme yeteneğinde zayıflık yaşayacağını belirtti.
Bu açıklama, Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörlüğü’nün “InSocial” platformunda yayınladığı bir bildiride yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ne dedi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Günü ve Avrupa entegrasyonunun temellerini atan Schuman Deklarasyonu’nun Avrupa Birliği’nin sembolleri arasında yer aldığını ve Avrupa kıtasında barış, iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı ortak bir gelecek inşa etme hedefinin somut kanıtı olduğunu kaydetti.
76 yıl önce Avrupa Birliği’nin kurulduğu temellerin, çok yönlü krizler nedeniyle aynı anda sınandığı konusunda uyardı.
Savaşların, siyasi krizlerin ve küresel yankıları olan ekonomik zorlukların, Avrupa Birliği’nin daha kapsamlı politikalar benimsemesini gerektirdiğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB üyeliğine aday ülke olarak Türkiye’nin bu süreçte vazgeçilmez ve olmazsa olmaz bir unsur olmaya devam ettiğini vurguladı. Sözlerine şöyle devam etti: “Daha önce de belirttiğimiz gibi, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin AB’ye ihtiyacından daha fazladır ve bu ihtiyaç gelecekte daha da artacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, tam üyelik çerçevesinde “verilen sözlerin yerine getirilmesi” ilkesi ve karşılıklı yarar mantığı temelinde Avrupa Birliği ile ilişkilerini sürdürme konusundaki kararlılığını da vurguladı.
Türkiye’nin Avrupa’dan da “aynı samimi iradeyi göstermesini” beklediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını Avrupa Günü’nün ortak bölgede barış, iş birliği ve dayanışmayı güçlendirme vesilesi olmasını umarak, Avrupa halklarını, özellikle de Türk vatandaşlarını bu vesileyle tebrik ederek sonlandırdı.
Avrupa, her yıl 9 Mayıs’ta Barış ve Birlik Günü’nü kutlar; bu gün, eski Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 1950’de bu günü kutlama önerisini anmak için kutlanır ve bu öneri daha sonra Avrupa Birliği’nin doğuşunu ilan eden ilk resmi belge olarak kabul edilmiştir.
Türkiye’nin 1999’dan beri AB üyeliği için resmi aday ülke olduğunu ve üyelik müzakerelerinin 2005’te başladığını, ancak müzakere sürecinin neredeyse on yıldır tıkandığını belirtmekte fayda var.
Erdoğan, 9 Mayıs Avrupa Günü vesilesiyle Cumartesi günü yaptığı açıklamada, savaşların, siyasi krizlerin ve küresel yankıları olan ekonomik zorlukların, Avrupa Birliği’nin daha kapsayıcı politikalar benimsemesini gerektirdiğini belirtti.
Avrupa Günü ve Avrupa entegrasyonunun temellerini atan Schuman Deklarasyonu’nun, Avrupa Birliği’nin sembolleri ve Avrupa kıtasında barış, iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı ortak bir gelecek inşa etme hedefinin somut kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.

Avrupa, her yıl 9 Mayıs’ta, eski Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın 1950’de bu günün kurulmasını öneren deklarasyonunu anarak Barış ve Birlik Günü’nü kutluyor. Bu deklarasyon, Avrupa Birliği’nin doğuşunu ilan eden ilk resmi belge olarak kabul ediliyor.
Erdoğan, “AB üyeliğine aday ülke olarak Türkiye, bu yolda vazgeçilmez ve olmazsa olmaz bir unsur olmaya devam ediyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi, AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacı, Türkiye’nin AB’ye olan ihtiyacından daha büyük ve bu ihtiyaç gelecekte daha da artacaktır.” Dedi.
Türkiye’nin, tam üyelik çerçevesinde “söz tutma” ilkesi ve karşılıklı yarar mantığı temelinde Avrupa Birliği ile ilişkilerini sürdürme konusundaki kararlılığını vurguladı ve Avrupa’dan da aynı samimi iradeyi beklediğini belirtti.
Türkiye, 1987’de başvurusunu yaptıktan sonra 1999’dan beri AB üyeliği için “aday ülke” statüsünde bulunuyor. Müzakereler 2005’te başladı, ancak on yılı aşkın bir süredir fiilen dondurulmuş durumda ve üyelik için gerçek bir beklenti yok.
haberler:Avrupa Birliği vizyondan yoksun ve bizim üyeliğimizi istemiyor
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin genişleme politikasıyla ilgili son açıklamalarıyla Türkiye’de öfkeye neden oldu; von der Leyen, Rusya, Türkiye ve Çin’den gelebilecek herhangi bir dış etkinin Avrupa üzerinde uygulanmasını önlemek için genişlemenin tüm Avrupa kıtasını kapsaması gerektiğini belirtti.


