Pazar, Ocak 25, 2026

Ekrem İmamoğlunun diplomasının iptaline karşı açtığı davaya ne oldu?

Paylaşmak

Ekrem İmamoğlunun diplomasının iptaline karşı açtığı davaya ne oldu? İstanbul 5. İdare Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı davayı oy birliğiyle reddetti. Ret kararında “açık hata” ve “tanınırlık şartı” gerekçe gösterildi.

Oysa İmamoğlu’nun programa kayıt olduğu tarihte “tanınırlık şartı” bulunmamasına ve 2020 ile 2024 yıllarında alınan iki kararda herhangi bir usulsüzlük olmadığına hükmedilmiş olmasına rağmen dava reddedildi.

İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı açtığı dava neden reddedildi?

Ekrem İmamoğlunun diplomasının iptaline karşı açtığı davaya ne oldu? Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun, üniversite diplomasının iptaline karşı açtığı dava İstanbul 5. İdare Mahkemesi tarafından oy birliğiyle reddedildi.

Ret kararının açıklandığı gün, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, davanın esasına ilişkin beyanını mahkemeye sundu. Pehlivan, “Hukukta ısrar etmek, sürgün mahkemesinde hâkimlik yapma süresine mal olabilir” diyerek, İstanbul Üniversitesi avukatlarının da İmamoğlu’nun sunduğu belgelerin asıl ve hukuka uygun olduğunu beyan ettiğini hatırlattı.

Üniversitenin yatay geçiş kontenjan artışını “açık hata” olarak nitelendirmesine yanıt veren Pehlivan, “açık hata” kavramını şöyle değerlendirdi:
“Kontenjan artışı ‘açık hata’ tanımına girmez. Öğrenci, doğru, asıl ve kriterlere uygun belgelerle başvurusunu yapmış ve kabul edilmiştir. Açık olan budur. Bir hatanın tespiti için kapsamlı idari inceleme, teftiş raporu ve resmi görüş gerekiyorsa, bu hata ‘açık hata’ sayılamaz. Kontenjan artışının usule aykırı olup olmadığı teknik bir konudur ve ancak denetim ya da idari soruşturmalarla ortaya çıkar.”

Ekrem İmamoğlunun diplomasının iptaline karşı açtığı davaya ne oldu? “O dönemde tanınırlık şartı yoktu”

Ekrem İmamoğlunun diplomasının iptaline karşı açtığı davaya ne oldu? İstanbul 5. İdare Mahkemesi, İmamoğlu’nun Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yaptığı yatay geçişte, söz konusu üniversitenin YÖK tarafından tanınmadığını ve bu nedenle işlemin usulsüz olduğunu belirterek davayı reddetti. Ancak İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar imzalı ve 7 Ekim 2024 tarihli bilgi notunda, İmamoğlu’nun geçiş yaptığı 1990 tarihli yönetmelikte “tanınırlık şartının yer almadığı” açıkça ifade edildi.

Ret kararında ayrıca “açık hata” vurgusu yapıldı. Kararda,
“Açık hata, herkes tarafından görülebilecek veya fark edilebilecek derecede açık olmalı; tıpkı hilede olduğu gibi karşı tarafın iyi niyetini şüpheye düşürecek kadar ağır nitelik taşımalıdır” denildi.

Buna rağmen, 2020 ve 2024 yıllarında yapılan incelemelerde yatay geçiş işleminin usulsüz olmadığına karar verilmişti.

“Bu açık hata önceki incelemelerde neden görülmedi?”

Mahkeme kararını Medyascope’a değerlendiren avukat Kazım Yiğit Akalın, şu ifadeleri kullandı:
“Mahkeme açık bir şekilde kendiyle çelişmiştir. Eğer açık hata herkesin görebileceği kadar belirginse, önceki incelemelerde neden tespit edilmedi? Neden daha önce ‘İmamoğlu’nun diplomasında usulsüzlük vardır’ denmedi? Açık hata gerçekten açık olmalıdır.”

Akalın, İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar’ın bilgi notuna da dikkat çekerek,
“O dönemde yatay geçiş için tanınırlık şartı yoktu. Bunu kendileri de biliyor ve açıkça ifade ediyorlar. Dolayısıyla bu iddianın hukuki bir dayanağı yoktur” dedi.

Hukuki süreç nasıl başladı?

Girne Amerikan Üniversitesi’nden 1990 yılında İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapan Ekrem İmamoğlu, 1994’te İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldu.

İmamoğlu, 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde
“Belediyelerde İnsan Kaynakları Yönetimi: Beylikdüzü Belediyesi Örneği” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı.

18 Mart 2025’te İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 1990 yılındaki “usulsüz yatay geçiş” gerekçesiyle İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin lisans diplomasını iptal etti.

İmamoğlu, 18 Mart 2025 tarihli ve 3/1 sayılı yönetim kurulu kararına itiraz etti. 6 Mayıs 2025’te, diplomasının iptalinin “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle kaldırılması talebiyle dava açtı.

İptalin iptali davasını açan avukatı Mehmet Pehlivan, yaklaşık bir buçuk ay sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklandı.

Mahkeme Silivri’ye taşındı

Ekrem İmamoğlunun diplomasının iptaline karşı açtığı davaya ne oldu? İstanbul 5. İdare Mahkemesi, iptal işleminin iptali davasında duruşma yapılmasına karar verdi ve 15 Ocak 2026 tarihini belirledi. Mahkeme, İmamoğlu’nun duruşmaya katılması için cezaevine müzekkere yazdı.

İBB’ye yönelik “mali” soruşturma kapsamında tutuklanan İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden yalnızca “casusluk” soruşturması kapsamında çıkarılmıştı. İdare mahkemesindeki duruşma için de cezaevinden çıkarılması beklenirken, kısa süre sonra duruşmanın Marmara Kapalı Cezaevi karşısındaki adliye salonunda yapılmasına karar verildi.

Böylece yargılamanın Silivri’de yapılması kararlaştırıldı. 15 Ocak’taki ilk duruşmada, İstanbul Üniversitesi avukatları savunmalarını sundu, Ekrem İmamoğlu da beyanda bulundu.

Ceza davası da açıldı

Ekrem İmamoğlu hakkında, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla “resmi belgede zincirleme sahtecilik” suçlamasıyla ceza davası da açıldı.

İmamoğlu’nun yargılandığı ve 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istemi bulunan diğer dava ise 16 Şubat tarihine ertelendi.

Devamını oku

İlginizi çekebilir