Erdoğan ve Türk “nükleer silahı”

Erdoğan ve Türk “nükleer silahı”

Türkiye Cumhurbaşkanı, ülkesinin “komşu ülkelere benzer” nükleer silahlara sahip olma arzusunu ima etti.

Erdoğan’ın hayali

Türkiye Cumhurbaşkanı, nükleer silahlı ülkelerin ülkesinin nükleer silaha sahip olmasına izin vermemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bazı ülkelerde bir veya iki değil, nükleer başlık bulunan füzeler var. Ama biz onlara sahip olamayacağımızı söylüyorlar. Kabul edemeyeceğim şey bu. İsrail, sanki komşuyuz bize yakın. Bu silahlara sahip olarak diğer ülkeleri korkutuyor. Kimse onlara dokunamaz” dedi.

Türkiye’nin 1980 yılında imzaladığı Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine İlişkin Antlaşma’ya bağlı olduğu için nükleer silaha sahip olmadığı biliniyor. Erdoğan’ın nükleer silahlarla ilgili konuşması, ülkesinin, Ankara’nın NATO’daki tarihi müttefiki Amerika Birleşik Devletleri pahasına Rusya ile savunma bağlarını güçlendirdiği bir dönemde geliyor.

Erdoğan, Ankara’nın nükleer silah edinme planlarından hiçbir zaman açıkça bahsetmedi, bu da son konuşmasını, özellikle ABD ile İran arasındaki 2015 nükleer anlaşmasıyla ilgili gerginliğin ortasında soruların konusu haline getirdi. Basında çıkan haberler, Erdoğan’ın nükleer silahlarla ilgili konuşmasını vatandaşların dikkatini dağıtma ve ekonomik ve sosyal politikalarının başarısızlığını örtbas etme arzusuna bağlıyor.

Erdoğan İran sistemini taklit ediyor

Gözlemciler Türk rejiminin İranlı muadilini taklit etmeye devam etmek istediğini söylerken, Ankara’nın nükleer silah edinmesinin “şaşırtıcı olmayacağına” dikkat çekiyor. Bu konuda Türk yazar Abdullah Bozkurt, “Erdoğan yönetimindeki Türkiye’nin, savaşlara yatırım yaparak, rejimleri değiştirmeye çalışarak ve iktidar partisinin ideolojisini yurtdışına ihraç ederek İran modelini taklit ettiği göz önüne alındığında, Ankara elde edilirse şaşırmamak gerekir. nükleer silahlar. “söyledi.

Turkish Minute web sitesi, nükleer silahlarla ilgili konuşmanın Türkiye’nin “iç güvenliğine bir tehdit” hissettiğini ve kendisini “dış tehlikeden” korumak istediğini gösterdiğini sözlerine ekledi. Ankara, Kürt Halk Koruma Birimleri’ni (YPG) ulusal güvenliğini tehdit eden bir “terör örgütü” olarak görüyor.

Öte yandan gözlemciler, “güvenilemeyecek bir ülke” olduğu için Türkiye’ye nükleer silah sahibi olmak için yeşil ışık yakmanın zor olduğuna işaret ediyor. Analistler, Erdoğan’ın “kitle imha silahları” elde etme hayalini gerçekleştirmenin mantıksal imkansızlığı karşısında, Ankara’nın “gizli bir nükleer programa” başvurma tehlikesine karşı uyarıyorlar.

İlk Türk nükleer santrali

Nisan 2018’de, Türkiye Cumhurbaşkanı “Erdoğan” ve Rus mevkidaşı “Vladimir Putin”, Türk başkenti “Ankara” da kapalı bir televizyon devresiyle ilk Türk nükleer santralinin temel taşının açılışında yer aldı. Mersin’in güney eyaletinde inşa edilmiştir. Santral (Akkuyu) adını taşıyan santral, 2010 yılında Rus “Rosatom” nükleer enerji şirketi tarafından uygulanacağı ve dört aşamalı olacağı için Ruslara verilmesine kadar birçok gecikmeye maruz kaldı. ilk reaktör 2023’te resmi işine girecek. Santral, inşaat maliyeti 20 milyar dolara ulaşan “Ankara” nın en büyük yatırım projesi olan tahmini 4.800 watt enerji üretecek.

İlgili Makaleler

Send this to a friend