Erteleyen Çatışma.. Trump’ın Türkiye ve İsrail arasındaki gerilimi kontrol altına almak için hangi kozları var? Türk-İsrail ilişkileri, bölgesel rekabetin sahada çatışmalara dönüşme endişeleri arasında siyasi ve medya açısından artan bir gerginlik yaşıyor, bu sırada ABD ise iki müttefikinin doğrudan bir karşılaşmaya gitmesini engellemeye çalışıyor.
Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkiler, taraflar arasındaki karşılıklı açıklamaların şiddetinin artması ve bölgesel anlaşmazlıkların sahada çatışmalara dönüşme endişelerinin büyümesiyle birlikte, siyasi ve diplomatik anlamda yeni bir gerginlik dönemine giriyor, özellikle Suriye sahasında.
Trump’ın Türkiye ve İsrail arasındaki gerilimi kontrol altına ÖABD, bölgedeki iki önemli müttefiki olan NATO üyesi Türkiye ve Washington’un Orta Doğu’daki stratejik ortağı İsrail arasındaki ilişkiyi yönetme gibi karmaşık bir zorlukla karşı karşıya. Bu sırada Amerikan yönetimi, bölgesel istikrarı tehdit edebilecek herhangi bir tırmanmayı önlemeye çalışıyor.
ABD-Türkiye yakınlaşmasından doğan İsrail endişeleri
İsrail endişeleri, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasında gerçekleşen son telefon görüşmesinde net bir şekilde ortaya çıktı. Netanyahu, özellikle Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilme olasılığıyla ilgili olarak Washington ile Ankara arasındaki savunma ilişkilerinin gelişmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
İsrail, Türkiye’nin bu gelişmiş savaş uçaklarını almasının bölgede askeri dengeyi etkileyebileceğini düşünüyor, oysa Washington, Ankara ile savunma iş birliğini güçlendirmenin NATO içindeki stratejik çıkarlarına hizmet edeceğine inanıyor.
Suriye, en hassas temas noktası olarak kalıyor
Artık Ankara ile Tel Aviv arasındaki anlaşmazlık sadece Gazze’deki savaş veya karşılıklı siyasi tutumlarla sınırlı değil; bu durum bölgesel nüfuz mücadelesine kadar uzanıyor, özellikle Suriye’de. Türkiye, siyasi ve güvenlik varlığını güçlendirmeye çalışırken, İsrail de güney Suriye’de yeni güvenlik düzenlemeleri dayatmaya çabalıyor.

Gözlemciler, hesaplamalardaki veya sahadaki herhangi bir hatanın kontrolden çıkacak bir tırmanışa yol açabileceği konusunda uyarıyor, buna rağmen askeri çatışmayı önlemeyi amaçlayan dolaylı iletişim kanalları mevcut.
Tarihsel meseleler gerilimi artırıyor
Tarihî ve sembolik konular da taraflar arasındaki anlaşmazlığı derinleştirdi; özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Osmanlı dönemiyle ilgili açıklamalarının ardından, Doğu Kudüs’teki tarihi eserlerle ilgili tartışmalar ve şehirle ilgili tarihsel anlatılar üzerindeki anlaşmazlıklar gerilimi yükseltti.
Ayrıca, Gazze’deki savaşla bağlantılı karşılıklı suçlamalar, son dönemde taraflar arasındaki siyasi ve medya kaynaklı gerilimi daha da artırdı.
Askeri bir çatışma patlak verir mi?
Bazı analizcilere göre, şu anda Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimali hâlâ düşük görünüyor, çünkü herhangi bir doğrudan çarpışmanın maliyeti yüksek ve ABD ile NATO çıkarları gerginliği kontrol altında tutmayı gerektiriyor.
Ayrıca, anlaşmazlıkların siyasi açıklamalar, diplomatik baskılar ve nüfuz alanları üzerindeki rekabet çerçevesinde devam etmesi, geniş çaplı bir çatışmaya yol açmaması bekleniyor.
Washington’un krizi kontrol etmedeki rolü
ABD, askeri işbirliği, silahlanma dosyaları, ekonomik ilişkiler ve NATO içindeki etkisi gibi çeşitli araçlara sahip; bu da onu taraflar arasındaki ilişkilerin bozulmasını önlemede en önemli aktör yapıyor.
Bölgesel gelişmeler, özellikle İran dosyası ve Suriye’deki nüfuz geleceği düşünüldüğünde, önümüzdeki dönemin daha fazla siyasi gerilim getirme olasılığı bulunuyor, ancak doğrudan askeri bir çatışma seçeneği şimdilik hesaplarda yer almıyor.
okuyun:NETANYAHU’NUN F-35 KORKUSU! Trump’a “Türkiye’ye verilmesin” dedi


