İlber Ortaylı kimdir ?!

İlber Ortaylı kimdir ?!

İlber Ortaylı (d. 21 Mayıs 1947; Bregenz, Vorarlberg), Türk tarihçi, akademisyen, yazardir.

İlber Ortaylı

İlber Ortaylı  hayatı:

İlber Ortaylı (21 Mayıs 1947 doğumlu) bir Türk tarihçi ve MEF Üniversitesi, İstanbul’daki Galatasaray Üniversitesi ve Ankara’daki Bilkent Üniversitesi’nde Kırım Tatar kökenli tarih profesörüdür. 2005 yılında İstanbul Topkapı Müzesi müdürlüğü görevine atanmış, 2012 yılında emekliye ayrılmıştır. 21 Mayıs 1947’de, ebeveynleri Kırım Tatarlarının Joseph Stalin’in zulmünden kaçınmak için kaçtığı Avusturya’nın Bregenz kentindeki bir mülteci kampında doğdu. Ailesi o 2 yaşındayken Türkiye’ye göç etti. Ortaylı, anne tarafından Kırım Tatarı Mirza soylularının soyundan gelmektedir.

Babasından Almanca, annesinden Rusça öğrenerek üç dilli büyüdü. Çok dilli bir tarihçi olarak Türkçe, Kırım Tatarcası, İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsça, Osmanlı Türkçesi, Rusça ve Latince dillerine hakimdir. Yayınlanmış makaleleri ağırlıklı olarak Türkçe, Almanca ve Fransızca olup, birçoğu İngilizce’ye çevrilmiştir.

Türkiye’deki çalışmaları sırasında, ona göre tarihe yaklaşımını etkileyen bir seyahat rehberi olarak çalıştı. Uygulamada onun kaygısını geliştirdi ve ona çeşitli geçmişlere sahip farklı insan gruplarına “tarih öğretmek” için bir fırsat verdi. Deneyimlerini “popüler tarih” kitaplarını ve denemelerini yazarken bir seyahat rehberi olarak kabul ediyor.

Hem Türkiye’den hem de diğer ülkelerden aydınlarla tanıştı. Öne çıkan isimler Halil İnalcık, Murat Bardakçı, Irene Melikoff, Bernard Lewis, Andreas Tietze. Biyografisi Zaman Kaybolmaz: İlber Ortaylı Kitabı (Zaman Kaybolmaz: İlber Ortaylı’nın Kitabı) 2006 yılında yayımlandı. Kitapta Nilgün Uysal ile uzun bir gazetecilik sohbeti, çocukluğundan pasajlar, Ankara, Viyana ve Chicago’daki öğrencilik yılları, onun anıları yer alıyor. Türkiye’nin dört bir yanında gezi rehberi olarak çalıştığı yıllardan yakın tarih olayları ve anekdotlar üzerine güncel yansımaları.

Ortaylı, ilkokula İstanbul’da St. George’s Avusturya Lisesi’nde başladı ve daha sonra Ankara Atatürk Lisesi’ne geçti. Ankara Üniversitesi Mekteb-i Mülkiye’de (Siyasal Bilgiler Okulu) Kamu Politikası okudu ve daha sonra Andreas Tietze ile çalışırken hem Slawistik hem de Oryantalistik okuduğu Viyana Üniversitesi’ne gitmek için Viyana’ya gitti.

Yüksek lisansını Chicago Üniversitesi’nde Profesör Halil İnalcık’ın danışmanlığında, doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Okulu’nda aldı. Doktora tezi Tanzimat Döneminde Yerel Yönetim (1978) idi. Doktorasının ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Yüksekokulu’nda öğretim üyesi kadrosuna katıldı. 1979 yılında doçent kadrosuna atandı. 1982 yılında, 1980 darbesinden sonra kurulan hükümetin akademik politikasını protesto ederek görevinden istifa etti. Türkiye, Avrupa ve Rusya’da çeşitli üniversitelerde ders verdikten sonra 1989’da Ankara Üniversitesi’ne dönerek tarih profesörü ve idari tarih bölüm başkanı oldu.

İlber Ortaylı

Eserleri:

  • Tanzimat’tan Sonra Mahallî İdareler (1974)
  • Türkiye’de Belediyeciliğin Evrimi (İlhan Tekeli ile birlikte, 1978)
  • Türkiye İdare Tarihi (1979)
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu (1980)
  • Gelenekten Geleceğe (1982)
  • İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı (1983)
  • Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Yerel Yönetim Geleneği (1985)
  • İstanbul’dan Sayfalar (1986)İngilizce: Studies on Ottoman Transformation (1994)
  • Hukuk ve İdare Adamı Olarak Osmanlı Devleti’nde Kadı(1994)
  • Türkiye İdare Tarihine Giriş (1996)
  • Osmanlı Aile Yapısı (2000)
  • Tarihin Sınırlarına Yolculuk (2001)
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda İktisadî ve Sosyal Değişim (2001)
  • Osmanlı Mirasından Cumhuriyet Türkiyesi’ne (Taha Akyol ile birlikte, 2002)
  • Prof. İlber Ortaylı, Sözcü gazetesi yazarı Ruhat Mengi ile görüştü. Atatürk dönemi ile günümüzü kıyaslamanın ‘temelsiz’ bir yaklaşım olduğunu söyleyen Ortaylı, “O çağ bu çağ değil. Felaketin ortasında açan çiçeklerdi onlar. Gelişmiş bir ülkede oy alarak kriz dönemine girdiler, kıyaslama yapıyorlar” dedi.   Ortaylı, 1950’lerde de aynı durumun geçerli olduğunu belirterek, “Türkiye’yi biz kuruyoruz, biz oluşturuyoruz” söyleminin “saçma” ve “asılsız” olduğunu sözlerine ekledi. ” yaklaşmak.

Türkiye 2000’li yılların başında zaten sanayileşmiş ülkeler arasındaydı. Elbette her sanayileşmiş ülke İngiltere, Almanya, ABD veya Japonya değil ama dünyaya hakim olan devletler bunlar.  Türkiye zaten onların arasındaydı. Bu hükümet bizi oraya G-20’ye katıldık diye getirmedi. Kimse kalkıp Türkiye’yi ben yarattım demesin öyle bir şey yok. Bin yıllık bir Müslüman devleti, bir imparatorluk, şanlı sayfaları var. Çok üzücü anlar var, büyük mağlubiyetler de var…

İlgili Makaleler

Send this to a friend