Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı adaylığından çekiliyor!

Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı adaylığından çekiliyor!

Gazeteci Şaban Sevinç, Hadi Özışık ile yaptığı mülakatta önemli bir kulis bilgisine yer verdi. Sevinç’e göre; “Ak Parti iktidarını sandıkta yenmek için en fazla sorumluluk hisseden kişi Kılıçdaroğlu ’dur. 

Kılıçdaroğlu

CHP’ye yakınlığıyla tanınan gazeteci Şaban Sevinç, Hadi Özışık ile yaptığı röportajda önemli kulis bilgilerine yer verdi. Sevinç’e göre; “AK Parti iktidarının sandıkta yenilmesinde kendini en çok sorumlu hisseden kişi Kılıçdaroğlu’dur.

Dolayısıyla altılı masada kendi adına bir anlaşmaya varılamıyorsa, sağlanamayacak gibi görünüyor. İyi Parti (Kılıçdaroğlu kazanamıyor) muhalefetine devam ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu çekilecektir.” Gazeteci Şaban Sevinç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında gündeme gelecek açıklamalarda bulundu. Hadi Özışık’ın Youtube kanalında görüşlerini aktaran Sevinç;

“Gördüğüm altılı masada bir başkanlık için isim sıkıntısı yok. Sayın Kılıçdaroğlu aday olarak çıkıyor, Mansur Yavaş aday olarak çıkıyor, İmamoğlu aday olarak çıkıyor. İsimleri bu kadar tartışılmayan İlhan Kesici ve Abdullatif Şener var yani masanın ortak adayı olmak için kamuoyunda en az beş aday tartışılıyor.

Bu top onlardan birine gidecek. Dolayısıyla altılı masada kendi adına bir anlaşmaya varılamıyorsa, sağlanamayacak gibi görünüyor. İyi Parti (Kılıçdaroğlu kazanamıyor) muhalefetine devam ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu çekilecek. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bildiğim kadarıyla ve altılı tablodan aldığım bilgiler çerçevesinde adaylıktan çekileceğine inanıyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki haftalarda kademeli olarak adaylıktan çekileceğini ve aday olarak çıkacağını düşünüyorum. 14 Aralık’ta, yaklaşık iki hafta içinde altı kişilik bir toplantı yapılacak. O görüşmeye kadar Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağına veya adaylığından vazgeçtiğine dair bir işaret olabilir.” söz konusu.

Programın sunucusu Hadi Özışık, “Bu çevreden aldığınız bir kulis bilgisi mi?” sorusuna, “Çevreden edindiğim izlenim ve bilgi birikimi diyebiliriz. Çünkü bazı CHP yöneticileri, örneğin Özgür Özel, Hande Fırat ile yaptığı bir röportajda “başkanımız vazgeçmesini bilir” dedi.

Adını vermek istemiyorum, CHP’nin üst düzey bir yöneticisi ile yaptığım görüşmede Sayın Kılıçdaroğlu’nun “Tartışmalara bakmayın, başkanın olduğu gerçeğine bakmayın” diyerek vazgeçebileceğini söyledi. Başkan adayı olacak, siyaset çok dinamik bir şey, bir iki hafta içinde çok önemli şeyler olabilir.”

Kılıçdaroğlu

CHP yöneticileri masadaki en güçlü ikinci parti olan İYİ Parti’nin onayı olmadan direniş gösterip yanlış ve riskli bulurken, Sayın Kılıçdaroğlu’nun aday olmam konusunda ısrar edeceğini düşünmüyorlar.”dedi.

Seçim tarihine ilişkin tartışmalar bu kez farklı bir kulis bilgisi ile gündeme geldi. Muharrem Sarıkaya, Cumhur İttifakı’nın seçimleri ileri bir tarihe erteleyebileceğini yazdı. Partiler ve ittifaklar seçim çalışmalarını netleştirmek için adım atarken, seçim tarihi bir kez daha tartışıldı. İktidarın seçimleri ileriye taşıyabileceği öngörüsü sık sık dile getirilirken, siyasi kulislerden de bir izlenim paylaşıldı.

Haber Türk yazarı Muharrem Sarıkaya, Cumhur İttifakı bileşenlerinin “Hac ve bayrama denk geldiği” gerekçesiyle seçimlerin ertelenmesini gündeme aldıklarını yazdı. Sarıkaya, Cumhur İttifakı bileşenleriyle yaptığı görüşmelerden izlenimlerini şöyle aktardı: “Dün Meclis’te hemen hemen bütün parti gruplarının en etkili isimleriyle görüştüm…

Hemen belirteyim ki muhalefetin de bu konuda kafası karışık… Çünkü bir yandan ‘Erdoğan hemen gitsin…’ propagandası yaparken, diğer yandan ‘Bir kalsın’ ay daha, sonra yaparız!..'”…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seçimin öne alınmasını istemediklerini belirtse de bu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniden seçilme hakkı verdiği için tartışmaya girmekten de kaçınıyor. Nitekim MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dün Cumhurbaşkanı’nın üç dönem için seçilmesi çağrısı, “Erdoğan’ın kendisini üçüncü dönem tartışmasına çekme çabası”dır.

Son tahlilde seçimi öne alacak bir tavır takınmıyorlar, “Erdoğan’ın yetkisi varsa, ileri götürmek istiyorsa kararı o versin” yaklaşımını benimsiyorlar. Bu durumda Cumhur İttifakı’nın yaklaşımının ne olacağını da sorguladım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi en çok beğendiği seçimi gündeme getirme kararı alır. Bunun için iki son tarih var: Değilse, 18 Haziran’dan bir veya iki hafta önce; Ramazan Bayramı’nın hemen ardından…

Bu sayede hem hacca gidenler hem de ikinci turda kalanlar kalırsa, Kurban Bayramı’na denk gelme sorunları çözülecek. Diğeri ise Cumhurbaşkanı’nın tartışmaları bir kenara bırakıp yetkisini kullanarak 14 Mayıs kararını açıklaması. Bu ikinci görüş, MHP çevrelerinde giderek daha fazla ağırlık kazanıyor gibi görünüyor.

Hiç tartışılmayan bir formül daha var… 22 Temmuz erken seçim kararıyla bu formül unutulsa da 2007 seçimlerinden önce uygulandı. Bir önceki seçim 3 Kasım 2002’de yapıldığı için 2007 seçimleri kanunen Ekim ayının son haftasına denk geldi.

2007 Ekim ayının son Pazar gününün Bayram’a denk gelmesi nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmesine karar verilmiş ve dönemin Cumhurbaşkanı Sezer’in vetosuna konu olan anayasa değişikliğine geçici bir madde eklenmiştir. seçim öne alındı. Ancak 367 krizi nedeniyle 22 Temmuz 2007’de erken genel seçime gidildiği için uygulanamadı.

Nitekim dün AK Parti’nin aktif bir üyesiyle sohbet ederken konu gündeme gelince ‘Muhalefetin 400 oy garantilediği 18 Haziran’dan sonra da taşımak mümkün’ dedi. “Bunu başarmak, ilerlemek kadar zor; Aynı zamanda bir referandum riski de taşıyor. Kimse buna da yaklaşamıyor gibi görünüyor.”

 

İlgili Makaleler

Send this to a friend