Kuzey Kıbrıs’taki Askerî Varlık Nedeniyle Ankara ile Avrupa Arasında Gerilim Tırmanıyor Türkiye’nin Avrupa Birliği ve kurumlarıyla ilişkilerindeki gerilimler, 1974’ten beri Kuzey Kıbrıs’ta devam eden Türk askeri varlığı merkezli yeni bir aşamaya girdi.
Kuzey Kıbrıs’taki Askerî Varlık Nedeniyle Ankara ile Avrupa Arasında Gerilim Tırmanıyor
Son tırmanışta, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi, 1974’teki Kuzey Kıbrıs müdahalesi sırasında Türk askerleri tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığı iddia edilen Rum Kıbrıslı kadınları anmak için Lefkoşa’da bir anıt inşa edilmesi için AB’nin 2027 bütçesi içinde fon ayrılması önerisini sundu.

Türk Uyarısı
Türkiye, Kıbrıs’ın öne sürdüğü ve “Yunan tarafı” (Kıbrıs Cumhuriyeti) tarafından ortaya atılan, tarihi gerçeklerin çarpıtılması ve siyasallaştırılması olarak nitelendirdiği iddiaların AB kurumlarına etki etmemesi çağrısında bulundu.
Türk Dışişleri Bakanlığı, “Türk kuvvetlerinin, 1974’te Kuzey Kıbrıs’a yapılan askeri müdahale olan ‘Barış Operasyonu’ ile Kıbrıs Türklerinin yok edilmesini önlediğini ve yarım yüzyıldan fazla süren bir barışı tüm adada tesis ettiğini” belirtti.
Açıklamada, Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs Rum propagandasına uyum sağlamasının ve Kıbrıs sorununun çözümüne katkıda bulunmak yerine tarafsızlık ve adalet ilkelerini terk etmesinin, bölünmüş adadaki Türk ve Kıbrıs Rum toplulukları arasındaki güvensizliği daha da derinleştireceği belirtildi.
Açıklamada, AB yetkililerine “Türkiye’yi Avrupa bloğundan uzaklaştırmayı amaçlayanların elinde birer araç haline gelmemeleri” çağrısında bulunuldu.
Avrupa’nın Kararlı Tutumları
Bu durum, Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz’da Türkiye’nin 1974’te Kuzey Kıbrıs’a müdahalesini “işgal” olarak nitelendiren ve ordusunu “Rum Kıbrıslılara karşı vahşet işlemekle” suçlayan bir karar kabul etmesinin ardından geldi. Temmuz ortasında, Avrupa Birliği, Türkiye’nin üyelik aday ülkesi statüsünü göz ardı ederek, Türkiye ile yeni bir gerilim dönemi başlatan bir “ortak anlayış” yayınladı.
Avrupa Birliği, Türkiye’yi onlarca yıllık başvurusunun ardından 1999’da üyelik aday ülkesi olarak tanıdı ve 2004 yılında müzakerelere başladı. Türkiye’nin üyelik için uygun olması gereken kriterleri belirleyen 35 fasıldan 12’si açıldı. Ancak, Erdoğan’ın 15 Temmuz’da iktidarına karşı başarısız bir darbe girişimine karşı ülkesini desteklemediği gerekçesiyle AB’ye yönelik saldırısının ardından, müzakereler 2016’dan beri tamamen donduruldu.
okuyun:Erdoğan Doğu’ya Yeni Bir Sayfa Açıyor: Putin’le Ne Konuştu?


