Pazartesi, Şubat 9, 2026

Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış

Paylaşmak

Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış. Türkiye’de sebze ve meyve fiyatları bazı ürünlerde dört kata kadar çıkan olağanüstü artışlar yaşıyor ve bu durum gıda enflasyonu krizini derinleştiriyor.

Dünya genelinde gıda fiyatlarında belirgin bir düşüş kaydedilirken, yurt içindeki hızlı artışlar uygulanan ekonomik ve tarımsal politikalar hakkında geniş çaplı tartışmalara yol açtı ve artışların “hava koşulları” gerekçesini aştığı ifade ediliyor.

Türk gazetesi Nefes’in haberine göre, toptancı hallerindeki fiyatlar “cepleri yakıyor”, tarladan sofraya kadar olan süreçte fiyatlar katlanarak artıyor.

Okuyun: TOKİ kura sonuçlar ortaya çıktı mı?

Şubat 2026 kira zammı açıklandı mı?

Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış: Küresel düşüşe rağmen gıda fiyatlarında sert artış

Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış. Örneğin salatalığın kilogram fiyatı pazarlarda 200 liraya kadar çıktı. Oysa çiftçi birkaç hafta önce ürünü 50 liraya satıyordu. Benzer şekilde kabağın fiyatı 20–30 liradan 100 liranın üzerine yükselirken, acı biberin kilosu 130 lirayı aştı.

Yeşilliklerde ise bir demet maydanozun fiyatı 30 liraya, marulun fiyatı 45 liraya ulaştı.

İstanbul Avrupa Yakası Hal Müdürlüğü verilerine göre bazı ürünlerin fiyatı sadece bir ay içinde iki katına çıktı. Ocak ayı başında 80 lira olan domatesin kilogram fiyatı 115 liraya, baklanın fiyatı ise 105 liradan 215 liraya yükseldi.

Bu yerel pahalılık, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre Ocak 2026’da küresel gıda fiyat endeksinin süt ürünleri, şeker ve et fiyatlarındaki uluslararası düşüşün etkisiyle üst üste beşinci ayda da gerilediği bir dönemde yaşanıyor.

okuyabilirsiniz: Ramazan pidesi fiyatları arttı, Ne kadar olacak?

Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış
Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış

Enflasyonun nedenleri üzerine hava koşulları ve ekonomi politikaları tartışması

Pazarda sebze Fiyatları dört kat artış. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) aylık gıda enflasyonunun yüzde 6,59 olduğunu açıklarken, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) tahminleri tüketici üzerindeki yüksek fiyat baskısının sürdüğüne işaret ediyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise ocak ayındaki enflasyon artışını gıda fiyatlarına bağlayarak bunu soğuk hava koşullarıyla ilişkilendirdi.

Ancak bu gerekçe muhalefetin sert eleştirileriyle karşılaştı. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Sıcaklığın eksi 10 dereceye düştüğü İsviçre’de enflasyon yüzde 1’e bile ulaşmıyor. Mesele hava koşulları değil, milyonları açlıkla karşı karşıya bırakan ekonomik politikalardır.” dedi.

Konuyu değerlendiren Nişantaşı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kaner Özdurak, Türkiye ile dünya arasındaki farkın “kur baskısı” nedeniyle açıldığını belirterek, mazot, gübre ve tohum gibi üretim girdilerinin küresel düşüşlere rağmen yurt içinde pahalı kaldığını söyledi.

Özdurak, Türk çiftçisinin her sezona bir öncekinden daha yüksek maliyetlerle girdiğini ve bunun doğal olarak market etiketlerine yansıdığını vurgulayarak, “Evde bir tencere yemek pişirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Çiftçiler Derneği Başkanı Hidayet Maslu ise pahalılığın hava koşullarına bağlanmasını “siyasi kadercilik” olarak nitelendirerek, yanlış politikaların çiftçileri tarımdan uzaklaştırdığını ve ekili alanların daraldığını belirtti.

Maslu, “İklim değişikliği sadece bizi etkilemiyor ancak çiftçi kaderine terk edilemez. İklim dalgalanmalarına karşı sigorta ve destek sistemleri etkinleştirilmeli.” dedi.

Maslu ayrıca, döviz kuruna bağlı girdi maliyetlerindeki artışın sürmesi nedeniyle önümüzdeki günlerde yeni fiyat artışları yaşanabileceği konusunda vatandaşları uyardı.

Devamını oku

İlginizi çekebilir