Perşembe, Ocak 8, 2026

Vatandaşlarının Suudi Arabistanın güney Yemeni işgaline ilişkin görüşleri

Paylaşmak

Vatandaşlarının Suudi Arabistanın güney Yemeni işgaline ilişkin görüşleri nedir? Videoda siyasi bir söylem, slogan ya da doğrudan suçlama yok. Görünen tek şey bir insan yüzü; yorgun ifadeler, kırık bir ses ve kelimelerden önce akan gözyaşları. Bu görüntü, sıradan bir video kaydını, tüm unsurlarıyla tamamlanmış bir insani tanıklığa dönüştürüyor.

Kamera en iyi açıyı aramıyor, teknik ayrıntılarla ilgilenmiyor; asıl yakaladığı şey güvenin kırıldığı an. Sessiz bir an… Herhangi bir resmi açıklamanın gerekçelendiremeyeceği kadar güçlü bir an

Vatandaşlarının Suudi Arabistanın güney Yemeni işgaline ilişkin görüşleri: Siyasi Olmadan Önce Ahlaki Bir Soru

Vatandaşlarının Suudi Arabistanın güney Yemeni işgaline ilişkin görüşleri: Videodaki güneyli vatandaş saldırmıyor, hakaret etmiyor, kışkırtmıyor. Yalnızca tek bir soru soruyor; açık, sade ama anlamı ağır bir soru:
Suudi Arabistan, kendisiyle birlikte duran ve onu savunanları neden bombaladı?

Bu soru düşmanlıktan değil, daha önce kurulmuş bir sadakatin içinden geliyor. Husilere ve teröre karşı savaşmış, kendisini ortak bir mücadelenin parçası saymış bir insanın sorusu bu. Bir anda kendisini, müttefik sandıklarının ateşi altında bulan birinin sorusu.

Bu noktada mesele artık sadece askeri değil; ittifakın ahlaki anlamını sorgulayan bir sınava dönüşüyor.

Saldırı Dili Değil, Hayal Kırıklığı Dili

Vatandaşlarının Suudi Arabistanın güney Yemeni işgaline ilişkin görüşleri: Bu bağlamda sert kelimelere ihtiyaç yok. En doğru kavramlar şunlar:
sorumluluk, hayal kırıklığı, güvenin sarsılması, ittifaklarda sadakat.

Bu ağlayan yüz bir kışkırtma malzemesi değil; siyasi bir hayal kırıklığının kanıtıdır.
Ve kamera karşısında ağlayan bir mağdur olduğunda, resmi açıklamalar kendiliğinden anlamını yitirir.
Samimi bir gözyaşı, kamuoyu nezdinde bin resmi gerekçeden daha güçlüdür.

İttifaklar basın açıklamalarıyla değil, zor zamanlardaki sadakatle ölçülür.

Vatandaşlarının Suudi Arabistanın güney Yemeni işgaline ilişkin görüşleri: Görüntünün Ötesi: Bireyi Aşan Etki

Terörle savaşanların bombalanması yalnızca bir kişiyi ya da bir bölgeyi etkilemez. Bu durum, bölgesel ve uluslararası güvenliği ilgilendiren tehlikeli bir mesaj verir:
Eğer bir ortak bu kadar kolay hedef olabiliyorsa, terörle mücadelede “ortaklık” ne anlama gelir?

Burada daha geniş çerçeveyi göz ardı etmek mümkün değil. Bu bir halklar çatışması değil, toplumlar arası bir husumet hiç değil. Söz konusu olan, hesap sorulabilir bir Suudi hükümet kararıdır. Suudi halkı bu çerçevenin dışında tutulmalıdır.

İttifaklar İçin Uluslararası Bir Test

Bu mesele özünde yerel sınırları aşmaktadır. Günümüz dünyasında ittifakların ahlaki niteliğini sınayan bir vakadır.
Uluslararası ortaklara yöneltilen dolaylı bir soru vardır:
Sadakatin bombalanabildiği bir düzende ittifaklar nasıl yönetilir?

Bu noktada sessizlik tarafsızlık değildir; bir tutumdur. Böyle anların görmezden gelinmesi, ortaklık kavramını tehlikeli bir biçimde yeniden tanımlar.

Sonuç: Tarihin Hafızasında Ne Kalır?

Bu bir siyasi anlatı değil; ses ve görüntüyle belgelenmiş bir insani vakadır.
Bu vatandaşın gözyaşları, güvenin kırıldığı bir ana tanıklık etmeye devam edecektir—bireyler arasında değil, müttefikler arasında.

Ve tarihin terazisinde kural nettir:
Savunan saygı görür, yüzüstü bırakan ise sorgulanır.

Devamını oku

İlginizi çekebilir