Türk ailelerinin yarısı borç yükü altında ve mali zorluklar baş gösteriyor. Türk ailelerinin yarısı borç yükü altında ve mali zorluklar baş gösteriyor. Son dönemde yayımlanan ekonomik raporlar, Türkiye’de hanelerin ciddi bir mali sıkıntı içinde olduğunu ortaya koydu. Günlük yaşamın sürdürülebilmesinde borçlar artık temel dayanak hâline gelmiş durumda.
Türkiye’de Hanehalkı Borçluluğunun Artışı ve Günlük Yaşam Üzerindeki Baskılar
“OWL Intelligence” tarafından yayımlanan ve 2025 yılının son çeyreğini kapsayan Finansal Refah Gözlemevi (FWBM) araştırmasına göre, vatandaşların yüzde 34,5’i kredi kartı borcuna sahipken, bireysel kredi borcu olanların oranı yüzde 23,3 seviyesinde bulunuyor.
Rakamlar, bu borçların büyük ölçüde “günü kurtarma” politikasıyla yönetildiğini gösteriyor. Kredi kartı kullanıcılarının yüzde 38,4’ü yalnızca asgari tutarı ödeyebilirken, yüzde 6,6’sı ise hiçbir ödeme yapamıyor. Bu durum, bireylerin nakit akışında ciddi bir sıkışıklığa işaret ediyor.
Banka borçlarının yanı sıra, resmi mali istatistiklerde yer almayan ancak gizli bir risk oluşturan gayriresmî borçlanma kanalları da öne çıkıyor. Vatandaşların yüzde 12,4’ü arkadaşlarından ve ailelerinden borç almak zorunda kalırken, yüzde 7,1’i temel ihtiyaçlarını ay sonuna kadar karşılayabilmek için market ve bakkallardan “veresiye” alışveriş yapıyor.
Türk ailelerinin yarısı borç yükü altında: Borçlanma Politikaları ve Ekonomik Krizin Gelecekte Derinleşme Riski
Türk ailelerinin yarısı borç yükü altında ve mali zorluklar baş gösteriyor. Araştırma, hane halkı büyüklüğü ile borçluluk oranı arasında doğru orantılı bir ilişki olduğunu da ortaya koyuyor. Tek kişilik hanelerde borçluluk oranı yüzde 47,7 iken, beş ve daha fazla kişiden oluşan kalabalık hanelerde bu oran yüzde 62,2’ye yükseliyor.
Önümüzdeki aya ilişkin beklentiler ise karamsar bir tablo çiziyor. Vatandaşların yüzde 40,4’ü, borçlarını ödeyebilmek için temel harcamalarını (gıda ve zorunlu ihtiyaçlar) kısmak zorunda kalacağını düşünüyor.
Toplumun yalnızca yüzde 23,2’si borçlarını zorlanmadan tamamen ödeyebilirken, yüzde 30’u yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak bunu büyük bir güçlükle yaptığını ifade ediyor. Bu durum, borçların büyük çoğunluğun günlük bütçesi üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu gösteriyor.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ise mevcut mali politikaları eleştirerek, merkezi yönetimin toplam borcunun (faiz hariç) 2025 yılı sonuna kadar 13,7 trilyon Türk lirasına ulaşacağını belirtti.
Karabat, mevcut sistemin üretim ve yatırım yerine tüketim ve borçlanmaya dayalı “sahte bir refah” yarattığını ifade etti.
Sürekli borçlanma yoluyla, tasarruf ve üretim yerine ekonomiyi ayakta tutma çabasının, “gelecek nesillerin geleceğini döviz cinsinden borçlara ipotek etmek” anlamına geldiği uyarısında bulunan Karabat, bu borçların istihdam veya gerçek yatırımlara dönüşmediğini, aksine her an patlayabilecek bir ekonomik krizi derinleştirdiğini vurguladı.


