Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor. Türk Afet ve Acil Durum Yönetimi Kurumu (AFAD) Marmara Bölgesi Afet Risk Azaltma Birimi Başkanı Gökhan Yılmaz, geçtiğimiz ekim ayında Balıkesir’de meydana gelen ve Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde kaydedilen depremin ardından bölgede yaklaşık 30 bin artçı sarsıntı yaşandığını bildirdi.
Yılmaz, “Tekirdağ Afetlere Dirençli” çalıştayı kapsamında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağı üzerinde yer aldığını ve depremlerin Türkiye için değişmeyen bir gerçek olduğunu ifade ederek, afetlere hazırlığın yalnızca kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğu olduğunu belirtti.
Yılmaz, depremlere hazırlığın herkesin görevi olduğunu vurgulayarak, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmanın temel vatandaşlık görevleri arasında yer aldığını söyledi.
Kamu çalışanlarının da bu bilinçle hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Mesleki etik ve ahlaki kurallar çerçevesinde, işlerimizi yürütürken afet risklerini göz önünde bulundurarak hareket etmek zorundayız. Deprem kendini sürekli gösteriyor; bu nedenle depremleri görmezden gelmekten söz edemeyiz.”
Yılmaz, Türkiye’de yıllık ortalama deprem sayısının 25 bini aştığını belirterek, sismik hareketlilikte artış yaşandığına dikkat çekti.
6 Şubat depreminin yaşandığı yıl içerisinde deprem sayısının 70 bini geçtiğini ifade eden Yılmaz, “Bu tablo, meselenin görmezden gelmek değil, bir zihniyet dönüşümü olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu dönüşümü gerçekleştirmezsek, büyük acılar ve kayıplarla karşı karşıya kalabiliriz” dedi.
Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor, sarsıntı ne anlama geliyor?
Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor. Türkiye’de yılda 25 bin yer sarsıntısı kaydedildiği ifade edildiğinde, bu mutlaka 25 bin büyük ve yıkıcı deprem yaşandığı anlamına gelmez. Bu sayı şunları kapsar:
- Halkın hissetmediği çok küçük sarsıntılar,
- Ölçüm cihazlarına yansıyan orta şiddette depremler,
- Büyük depremlerden sonra meydana gelen artçı sarsıntılar.
Basit bir hesapla bu rakam, ortalama olarak günde yaklaşık 68 sarsıntıya denk geliyor. Bu da Türkiye’deki sismik hareketliliğin ne kadar yoğun olduğunu açıkça gösteriyor.
Türkiye’de kaç kez deprem oldu?
Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor “Türkiye’de kaç kez deprem oldu?” sorusuna tek bir sabit sayı vermek mümkün değildir. Çünkü Türkiye’de depremler sürekli meydana gelir. Ancak tabloyu şu başlıklar altında özetlemek mümkündür:
1. Günlük ve sürekli depremler
Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor. Yıllık ortalama veriler, Türkiye’de her yıl binlerce sarsıntı yaşandığını gösteriyor. Bu da depremlerin ülkede neredeyse her gün meydana geldiği anlamına geliyor. Ancak bunların büyük kısmı küçük ve hissedilmeyen sarsıntılardır.
2. Daha güçlü depremler belirli aralıklarla yaşanıyor
Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor. 5 büyüklüğünü aşan depremler Türkiye’de bazı yıllarda birkaç kez görülebilir. 6 büyüklüğünü aşan depremler ise fay hatlarının hareketliliğine bağlı olarak belirli dönemlerde ortaya çıkabiliyor.
3. Büyük depremler tarihte iz bırakıyor
Türkiye’nin yakın tarihinde yıkıcı etkiler bırakan depremler arasında 1999 Marmara Depremi, 2023’te ülkenin güneyinde meydana gelen deprem ve farklı dönemlerde yaşanan diğer büyük sarsıntılar bulunuyor. Bu depremler, ciddi can ve mal kayıplarına yol açtı.
Artçı sarsıntılar: Depremden sonra devam eden tehlike
Türkiye’de depremlerin riskini artıran önemli unsurlardan biri de artçı sarsıntıların sayısının yüksek olmasıdır. Büyük bir depremden sonra, haftalar hatta aylar boyunca binlerce artçı deprem yaşanabilir. Bu durum, hem halkta endişenin sürmesine hem de binaların dayanıklılığı açısından riskin artmasına neden olur.
Bazı büyük depremlerin ardından on binlerce artçı sarsıntı kaydedilebildiği belirtiliyor. Bu da depremin etkisinin yalnızca meydana geldiği anla sınırlı kalmadığını, uzun bir süre devam edebildiğini gösteriyor.
Hazırlık, tüm toplumun sorumluluğu
Türkiye yılda 25 bin deprem kaydediyor. Uzmanlara göre depremle mücadele yalnızca devlet kurumları ve kurtarma ekiplerinin görevi değildir. Asıl hazırlık, toplumun bilinçlenmesiyle başlar. Bunun için:
- Depreme dayanıklı bina standartlarına uyulması,
- Eski binaların kontrol edilerek güvenliğinin değerlendirilmesi,
- Evlerde, okullarda ve kurumlarda net tahliye planlarının hazırlanması,
- Deprem anında ve sonrasında doğru davranış biçimlerinin öğretilmesi gerekir.
Türkiye’de depremler artık sadece “kriz yönetimi” meselesi değil; önlem ve hazırlık üzerine kurulu bir toplumsal kültür gerektiren bir zorunluluktur.Türkiye, depremleri sürekli yaşayan bir ülkedir ve her yıl ortalama 25 binden fazla yer sarsıntısı kaydedilmektedir. Bu durum, sismik hareketliliğin kesintisiz devam ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de kaç kez deprem yaşandığı sorusunun en net cevabı ise şudur: Depremler neredeyse her gün meydana gelmektedir. Bu depremler, hissedilmeyen küçük sarsıntılardan yıkıcı büyük depremlere kadar farklı şiddetlerde görülebilir.
Bu coğrafi gerçeğin ışığında en güvenli seçenek sürekli hazırlıklı olmaktır. Çünkü depremi engellemek mümkün değildir, ancak zararlarını azaltmak mümkündür.


