Pazar, Mart 29, 2026

Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?

Paylaşmak

Türkiye’de kadına yönelik şiddet  cinayetleri dikkat çekici şekilde artmıştır Kadına yönelik şiddet son yıllarda , günümüzde dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir toplumsal sorundur. Bu şiddet türü, kadınların fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan zarar görmesine neden olmaktadır.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet istatistikleri

Türkiye’de erkekler tarafından işlenen şiddet biçimlerinden biri olarak kabul edilen kadın cinayetlerinde, 21. Yüzyılın ilk on yılında önceki yıllara kıyasla önemli bir artış yaşandı. 2019’da 474 kadın öldürülürken, 2020’de 300 kadın erkek tarafından öldürüldü ve 171 kadın şüpheli koşullar altında ölü bulundu.

Failler genellikle suçlarını “namus cinayeti” olarak adlandırılan gerekçelerle veya kıskançlık, ayrılık ya da diğer nedenlerle haklı göstermeye çalışırlar.

“Kadın Cinayetlerini Durdurun” platformu, 2025 yılında Türkiye’de 69 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü açıkladı.

Platform ayrıca 2024 yılında 445 kadının öldürüldüğünü bildirdi. Bu istatistikler, platformun “gizemli” koşullar altında ölen kadınları içermemektedir

2010 yılından bu yana Türkiye’de kadına yönelik aile içi şiddetle mücadele eden ve kadın cinayetlerini belgeleyen “Kadın Cinayetlerini Durdurun” platformu, hükümetten kadın katillerine verilen cezaların ağırlaştırılmasını ve kadınların aile içi şiddetten korunmasını talep etmektedir.

Ayrıca, kadın kuruluşlarının devlet kurumları içindeki rolünün güçlendirilmesini ve kadınlara erkeklerle tam eşitlik sağlanmasını da istemektedir.

Şiddetin Nedenleri

Kadına yönelik şiddetin birçok nedeni vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:

Namus anlayışı , Kıskançlık, Ayrılık veya boşanma,Toplumsal baskılar,Kadın-erkek eşitsizliği.

Fail erkekler çoğu zaman bu suçları “namus” veya “sevgi” gibi gerekçelerle açıklamaya çalışmaktadır.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?
Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?

Kadınların protestoları

Kadına yönelik şiddet, günümüzde birçok toplumda önemli bir sosyal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Bu soruna dikkat çekmek ve çözüm yolları bulmak amacıyla kadınlar, dünyanın farklı yerlerinde protestolar düzenlemektedir.

Bu protestoların temel amacı, kadına karşı uygulanan fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetin sona erdirilmesidir. Kadınlar, yürüyüşler, basın açıklamaları ve sosyal medya kampanyaları aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışmaktadır.

 Aynı zamanda, hükümetlerden daha güçlü yasalar çıkarmalarını ve mevcut yasaların daha etkin bir şekilde uygulanmasını talep etmektedirler.

Organizatörler, bu ay Uluslararası Kadınlar Günü’nde İstanbul’da yaklaşık 3.000 kadının katıldığı gece yürüyüşünün ardından Türk polisinin yaklaşık 200 kadını tutukladığını bildirdi. Yürüyüş, Türkiye’de kadına yönelik şiddet nedeniyle artırılmış güvenlik önlemleri altında gerçekleşti.

Yetkililer, yıllardır şehir merkezindeki barikatlarla çevrili Taksim Meydanı’nda gösterileri yasaklıyor. Ancak son yıllarda, yoğun güvenlik önlemleri altında da olsa, yakın bölgelerde bazı toplanmalara müsamaha gösterdiler.

“Feminist gece yürüyüşü” gün batımında Taksim Meydanı yakınlarında başladı; katılımcılar mor renkli kıyafetler giyerek “Susturulmayacağız, korkmuyoruz ve itaat etmeyeceğiz” ve “Feminist mücadelemiz yaşasın” gibi sloganlar taşıyan pankartlar taşıdılar.

Dikkatini çekebilir: 25 kasım ne günü, Peki kadınlarla ilişkisi nasıl?

İstanbul Anlaşması

Kadınlara Yönelik Şiddetin ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Mücadele Edilmesi Hakkında Avrupa Konseyi Sözleşmesi, diğer adıyla İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen ve 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan bir şiddet karşıtı antlaşmadır. Sözleşme, şiddeti önlemeyi, mağdurları korumayı ve faillerin cezasız kalmasına son vermeyi amaçlamaktadır.

aziran 2017 itibarıyla, Avrupa Birliği’ne ek olarak 45 ülke Sözleşmeyi imzalamıştır. 12 Mart 2012’de Türkiye, Sözleşmeyi onaylayan ilk ülke olmuş, ardından 2013 ve 2017 yılları arasında 27 ülke daha imzalamıştır: Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Belçika, Bosna Hersek, Kıbrıs, Danimarka, Finlandiya, Estonya, Fransa, Gürcistan, Almanya, İtalya, Malta, Monako, Karadağ, Hollanda, Norveç, Polonya, Romanya, Portekiz, Slovakya, İspanya, İsveç ve İsviçre. Sözleşme 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İstanbul Anlaşmasından çekilme

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mart 2021’de açıkladığı karar doğrultusunda Türkiye, Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi ve Mücadelesi Hakkındaki İstanbul Sözleşmesi’nden resmen çekildi. Bu karar, çekilmeye karşı çıkan insan hakları aktivistleri tarafından ülke çapında düzenlenecek protestolar için hummalı hazırlıkların yapıldığı bir dönemde geldi. Türk hükü, sözleşmenin aile bağlarını zayıflattığını ve eşcinselliği teşvik ettiğini savunuyor.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?
Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?

Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddetin Cezaları

Türkiye’de kadına yönelik şiddet uygulayanlara karşı yasalar oldukça ciddi cezalar öngörmektedir. Bu cezaların temel amacı kadınları korumak ve toplumda şiddetin yayılmasını önlemektir.

Fiziksel şiddet, yani bir kadına zarar verme durumu, Türk hukukunda suç olarak kabul edilir ve hapis cezası ile cezalandırılır. Şiddetin derecesine göre ceza süresi değişebilir. Eğer bu şiddet kalıcı sakatlığa ya da ölüme yol açarsa, ceza çok daha ağır olur ve müebbet hapis cezasına kadar çıkabilir.

Psikolojik ve sözlü şiddet de yasalar tarafından suç olarak değerlendirilir. Hakaret, tehdit ve sürekli baskı gibi davranışlar mağdur üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu için, bu tür fiiller para cezası veya hapis ile cezalandırılabilir. Özellikle bu davranışların tekrarlanması durumunda cezalar daha da ağırlaşmaktadır.

Dikkatini çekebilir:Türkiye Kadın Güvenliği Endeksi’nde geriledi.

Cinsel şiddet, en ağır suçlardan biri olarak kabul edilir. Cinsel taciz ve cinsel saldırı gibi eylemler uzun süreli hapis cezaları ile sonuçlanabilir. Eğer suçu işleyen kişi mağdurun aile üyesi ise, bu durumda ceza daha da artırılır.

Aile içi şiddetle mücadele kapsamında Türkiye’de özel yasalar uygulanmaktadır. Bu yasalar sayesinde mahkemeler, şiddet uygulayan kişiye uzaklaştırma kararı verebilir, onu evden çıkarabilir ve mağdur kadına koruma sağlayabilir

Yetkililerin yanıtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan yasaları sıkılaştırma sözü verdi ve polise uyarı gönderecek akıllı uygulamalar (KADES uygulaması gibi) piyasaya sürüldü, ancak sivil toplum örgütleri 6284 sayılı Kanun’un daha etkin bir şekilde uygulanmasını talep ediyor.

Dikkatini çekebilir: Yıldız Asyalı eşinden şiddet gördü

Şiddeti Önleme ve Kontrol Merkezleri (ŞÖNİM) kurarak ücretsiz hukuki, tıbbi ve psikolojik hizmetler sunmak ve güvenli sığınaklar sağlamak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ALO 183 numaralı yardım hattı da destek ve rehberlik sağlamaktadır.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?
Türkiye’de kadına yönelik şiddet döngüsü ne kadar daha devam edecek?

Kadınlar İçin Daha İyi Bir Gelecek

Türkiye’de kadınlar için daha iyi bir gelecek umuyoruz; bu gelecek, hükümet ve toplumun ortak çabalarına bağlıdır. Eğitimin güçlendirilmesi, ekonomik güçlenmenin teşvik edilmesi, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin ortadan kaldırılması ve sağlık ve siyasi haklarının güvence altına alınması, kadınların her alanda aktif ve etkili bir rol oynadığı daha adil ve ilerici bir topluma yol açacaktır.

Devamını oku

İlginizi çekebilir