Türkiyede protesto var, ne oldu? Antalya kentinde, ABD’nin Venezuela’ya yönelik son askeri saldırısını ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasını protesto etmek amacıyla öfkeli gösteriler düzenlendi.
Türkiyede protesto var, Antalya’da Emperyalist Müdahalelere Karşı Dayanışma Mesajı
Antalya’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) şubeler platformu, ABD saldırısının hemen ardından Atalos Anıtı önünde bir basın açıklaması düzenledi.
Eyleme, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı’nın yanı sıra konfederasyona bağlı sendika şubelerinin çok sayıda yöneticisi katıldı. Katılımcılar, emperyalist politikalara karşı ortak duruşlarını vurguladı.
KESK’ten ABD’nin Venezuela Politikalarına Sert Tepki
Platform adına yapılan açıklamada, ABD’nin kendi çıkarlarına hizmet etmek amacıyla dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü savaşlar ve müdahaleci politikalar zincirine yeni bir halka eklediği belirtildi. Açıklamada, 2 Ocak’ta Venezuela’nın istikrarını ve egemenliğini hedef alan doğrudan bir askeri saldırının gerçekleştiğine dikkat çekildi.
Göstericiler, Venezuela’ya yönelik saldırıların derhal durdurulmasını talep etti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “ABD öncülüğünde yürütülen askeri, siyasi ve ekonomik müdahaleler; halkların kendi kaderini tayin hakkının, egemenlik ilkesinin ve uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan, uluslararası barış ve güvenliğin korunması ile insan haklarına saygı ilkeleri sistematik biçimde göz ardı edilmektedir.”
Açıklamada, Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma sessizlik duvarını yıkma ve emperyalist müdahalelere karşı kararlı ve tarihsel bir tutum alma çağrısı yapıldı.
Ayrıca, ABD’nin Venezuela’ya yönelik girişimlerinin; yaptırımlar, ekonomik abluka ve siyasi istikrarsızlaştırma politikaları yoluyla yürütülen çok boyutlu bir saldırı niteliği taşıdığı vurgulandı.
Sendikalar, bu politikaların asıl amacının Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynakları ve enerji altyapısı üzerinde kontrol sağlamak olduğunu belirterek, savaş koşulları ve yapay krizlerin halkın sağlık, barınma, gıda ve insanca yaşam haklarını sistematik biçimde ortadan kaldırdığı uyarısında bulundu.

