Yargıtay’a 11 üye seçildi: İçlerinde Erdoğan’ın Başdanışmanı da var!

Yargıtay’a 11 üye seçildi: İçlerinde Erdoğan’ın Başdanışmanı da var!

HSK Genel Kurulu’nca Yargıtay’a 11, Danıştay’a da 3 üye seçimi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Veysel Bektaş da Yargıtay üyesi seçildi.

Erdoğan'ın Başdanışmanı

HSK Genel Kurulu’nca Yargıtay’a 11, Danıştay’a da 3 üye seçimi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Veysel Bektaş da Yargıtay üyesi seçildi. Ağustos 2018’de Erdoğan’ın başdanışmanı olarak atanan Bektaş, daha önce de adam kayırma iddialarıyla kamuoyunun dikkatini çekmişti. Bu yılın başlarında yerel basında, ağabeyi Mehmet Bektaş’ın Çorum İl Genel Meclisi Başkanlığı’na, yeğeni Zafer Bektaş’ın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, yeğeni Sümeyra Şengül’ün ise Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’ne geldiği ortaya çıkmıştı.

Yerel basında çıkan haberlere göre, konsey ayrıca Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin tartışmalı başkanı Esat Toklu da dahil olmak üzere Danıştay’a üç yeni üye atadı. Bu yılın başlarında devlet-mafya ilişkileri, uyuşturucu kaçakçılığı ve devlet görevlileri ve ailelerinin karıştığı cinayetler hakkında şok edici ifşaatlarda bulunan Türkiye’nin en güçlü mafya gruplarından birinin başkanı Sedat Peker, Sezgin’in görevden alınması kararını iptal edenin Toklu olduğunu iddia etti.

Erdoğan'ın Başdanışmanı

ABD’de kara para aklama planına karışan ve Türkiye’de büyük çaplı yolsuzluklara karışmakla suçlanan Korkmaz, 19 Haziran’da ABD emriyle Avusturya’da tutuklandı. Korkmaz’ın ABD Hazinesi’ni de dolandırdığı ve yasadışı yollardan Türkiye’ye on milyonlarca doları aktardığı ortaya çıktı. Peker, Toklu’nun, Türk hükümeti tarafından 15 Temmuz 2016’da darbe girişimi düzenlemekle suçlanan inanç temelli bir grup olan Gülen hareketinin üyelerine ait mal varlıklarını gasp etmesi nedeniyle son beş yılda “zenginleştiğini” de iddia etti.

Erdoğan, 17-25 Aralık 2013’te dönemin Başbakanı Erdoğan’ı, aile üyelerini ve yakın çevresini de kapsayan yolsuzluk soruşturmalarından bu yana Gülen hareketinin takipçilerini hedef alıyor. Soruşturmaları bir Gülen darbesi ve hükümetine karşı komplo olarak değerlendiren Erdoğan, hareketi terör örgütü ilan etti ve üyelerini hedef almaya başladı. Gülen’in düzenlediğini iddia ettiği başarısız darbe girişiminin ardından hareket üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdı, bu suçlama hem din adamı hem de grup tarafından şiddetle reddedildi. Erdoğan ve AKP hükümeti, ülkedeki kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdığı ve Erdoğan’ın emriyle hareket eden kendi yargısını oluşturduğu için sert bir şekilde eleştiriliyor.

İlgili Makaleler

Send this to a friend